ABD ve İran hattından gelen ılımlı mesajlar küresel piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama yaratsa da, sahada devam eden askeri hareketlilik ve jeopolitik risklerin tam anlamıyla ortadan kalkmamış olması yatırımcıları temkinli adımlar atmaya itiyor.
Orta Doğu eksenindeki sıcak gelişmeler, küresel varlık fiyatlamalarında temel belirleyici unsur olmaya devam ediyor. ABD ile İran arasında diplomatik bir zeminde müzakerelerin yürütüldüğüne dair açıklamalar ve bölgedeki krizin yakın zamanda çözülebileceğine yönelik sinyaller, piyasalara sınırlı da olsa bir iyimserlik aşıladı. Ancak diplomatik çabalara rağmen sahadaki askeri hareketliliğin devam etmesi, risk iştahının güçlenmesinin önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.
Son günlerde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn'in, İran menşeli insansız hava araçları ve füzeleri engellediklerini duyurması bölgedeki gerginliğin ciddiyetini koruduğunu gösterdi. Bu gelişmelere ek olarak, Irak'ın Erbil kentindeki havalimanında bulunan bir ABD üssüne füze saldırısı düzenlenmesi, çatışmaların bölgesel çapta yayılma endişelerini sıcak tutuyor. Amerikan basınında yer alan, ABD Savunma Bakanlığı'nın bölgeye ilave 3 bin asker göndermeye hazırlandığı yönündeki iddialar da piyasa aktörleri tarafından yakından izlenen senaryolar arasında bulunuyor.
Enerji Piyasaları ve Enflasyon Endişesi
Jeopolitik fay hatlarındaki bu gerilimlerin en hızlı yansıdığı alanların başında enerji piyasaları geliyor. İyimser diplomatik haber akışıyla bir ara 94 dolar seviyelerine kadar çekilen Brent petrolün varil fiyatı, kalıcı bir düşüş trendi yakalayamayarak yeniden 96 doların üzerine tırmandı. Analistler, petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü katılığın, küresel ekonomideki enflasyonist baskıları uzun süre canlı tutabileceği uyarısında bulunuyor.
Enflasyonla mücadele eden merkez bankalarının para politikaları da bu belirsizlik ortamından etkileniyor. ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen mesajlar, faiz indirim döngüsünün jeopolitik riskler nedeniyle sekteye uğrayabileceğine işaret ediyor. Fed yetkilileri, Orta Doğu'daki çatışma ortamının yarattığı arz şokları ve enflasyon tehdidi karşısında, politika faizlerinin öngörülenden daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulabileceğini belirtiyor.
Altın Yeniden Yükselişte
Güvenli liman arayışındaki yatırımcıların ilk adresi olan altın, son dönemdeki düşüş eğilimine son verdi. Peş peşe dokuz gün süren değer kaybının ardından, Orta Doğu'daki karışık tablonun etkisiyle ons altın sert bir dönüş yaparak 4 bin 500 dolar seviyesinin üzerine çıktı.
Pay piyasalarında ise daha yatay ve bölgesel ayrışmaların öne çıktığı bir seyir izleniyor. Avrupa ve Asya borsaları, enerji maliyetlerindeki olası gevşeme umutları ve teknoloji odaklı şirketlerin desteklemesiyle genel olarak pozitif bir görünüm sergilerken; yatırımcıların gözü, bölge ekonomilerini derinden etkileyebilecek diplomatik müzakerelerin sonuçlarına ve merkez bankalarının enflasyon verileri sonrası atacağı adımlara çevrilmiş durumda. Piyasalar, Orta Doğu'daki tablonun netleşmesine kadar "bekle-gör" stratejisini sürdürecek gibi görünüyor.