14 Nisan 2026 Salı
Haber

Orta Doğu Krizi Küresel Enerji Piyasasını Vurdu: Hükümetler Acil Tasarruf ve Kısıtlama Önlemlerine Geçiyor

Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların Hürmüz Boğazı'ndaki petrol arzını sekteye uğratmasıyla derinleşen enerji krizi, tüm dünyada hükümetleri harekete geçirdi. Asya'dan Avrupa'ya birçok ülke, fırlayan maliyetleri dizginlemek ve tedarik zincirindeki kopuşları önlemek amacıyla sert tüketim kısıtlamaları ile ekonomik kalkan paketlerini devreye alıyor.

Paylaş:
Orta Doğu Krizi Küresel Enerji Piyasasını Vurdu: Hükümetler Acil Tasarruf ve Kısıtlama Önlemlerine Geçiyor

Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların Hürmüz Boğazı'ndaki petrol arzını sekteye uğratmasıyla derinleşen enerji krizi, tüm dünyada hükümetleri harekete geçirdi. Asya'dan Avrupa'ya birçok ülke, fırlayan maliyetleri dizginlemek ve tedarik zincirindeki kopuşları önlemek amacıyla sert tüketim kısıtlamaları ile ekonomik kalkan paketlerini devreye alıyor.

Orta Doğu'da yaşanan savaş ortamı ve bölgedeki jeopolitik gerilimler, küresel enerji piyasalarında deprem etkisi yaratmaya devam ediyor. Dünya petrol taşımacılığının yaklaşık yüzde 20'sinin yapıldığı Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kesintileri, Brent petrolün varil fiyatının savaş öncesi döneme göre yüzde 50'ye yakın oranda fırlamasına neden oldu. Doğal gaz fiyatlarının da dünya genelinde eş zamanlı olarak hızla artması, tedarikçi ve tüketici ülkeleri olağanüstü hal stratejileri geliştirmeye zorluyor.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) güncel politika takip verileri ve ulusal hükümetlerin son açıklamaları incelendiğinde, küresel çapta iki ayaklı bir mücadele stratejisinin benimsendiği görülüyor: Tüketimi doğrudan kısmaya yönelik fiziksel kısıtlamalar ve hane halkını korumaya yönelik mali destek programları.

Asya'da Fiziksel Kısıtlamalar ve Acil Durum Planları

Orta Doğu'dan gelen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikine en çok bağımlı olan Asya kıtası, enerji tüketimini doğrudan sınırlayan en sert önlemleri hayata geçiren bölge olarak öne çıkıyor.

Körfez ülkelerinden ciddi miktarda ham petrol ithal eden Çin, iç pazardaki rafine petrol ürünlerinin fiyatlarına geçici bir tavan sınırlaması getirdi. Enerji açığının faturasını ağır hisseden Filipinler'de ulusal acil durum ilan edilerek kamu çalışanları için dört günlük çalışma haftasına geçildi ve bazı şehirlerde ücretsiz toplu taşıma olanakları sağlandı.

Bangladeş hükümeti, kamu binalarındaki klima sıcaklıklarını maksimum 25 derece ile sınırlandırırken, üniversitelerde eğitime geçici olarak ara verdi. Hindistan sanayide doğal gaz kullanımını kısıtlayarak ticari LPG tüketimine kotalar getirdi. Güney Kore ise kamu kurumlarında araç kullanımını haftalık olarak sınırlandırırken, petrol fiyatlarının 120-130 dolar bandına tırmanması durumunda sivil araç kullanımına da yasaklar getirmeyi planlıyor. Laos, Myanmar, Sri Lanka ve Tayland gibi ülkelerde de zorunlu uzaktan çalışma, yakıt kotaları ve eğitim günlerinin kısaltılması gibi sert tasarruf tedbirleri uygulanıyor.

Avrupa'nın Tercihi: Fiyat Kontrolleri ve Vergi İndirimleri

Tedarik krizine fiziksel kısıtlamalardan ziyade ekonomik araçlarla müdahale etmeyi seçen Avrupa ülkeleri, vergi indirimleri ve tavan fiyat uygulamalarıyla enflasyonist baskıyı hafifletmeye çalışıyor.

Orta Doğu'daki çatışmaların başından bu yana Avrupa Birliği (AB) genelinde doğal gaz fiyatları yaklaşık yüzde 70, petrol fiyatları ise yüzde 60 oranında artış gösterdi. AB Komisyonu, üye ülkeleri vatandaşlarını daha az araç kullanmaya, uçak seyahatlerini azaltmaya ve evden çalışmaya teşvik etmeleri konusunda uyardı. Çatışma ortamının sadece ilk 30 günlük bilançosunun, Birliğin fosil yakıt ithalat faturasına 14 milyar avro ek maliyet getirdiği belirtiliyor.

Ulusal bazda atılan adımlarda Almanya, akaryakıt istasyonlarındaki fiyat artışlarını günde yalnızca bir kez ile sınırlandırdı. Fransa; ulaşım, tarım ve balıkçılık sektörleri için doğrudan mali destek paketleri açıklarken; İspanya, İsveç, İrlanda ve İtalya yakıt üzerindeki tüketim vergilerinde indirime gitti. Polonya, Hırvatistan ve Sırbistan gibi ülkeler ise akaryakıt fiyatlarına tavan sınır getirdi.

Türkiye ve Diğer Bölgelerde Durum

Türkiye, küresel piyasalardaki bu sert dalgalanmaların ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın iç pazara ve tüketiciye yansımasını asgari düzeyde tutmak amacıyla mart ayı başında eşel mobil sistemini devreye aldı. Bu mekanizma ile artan maliyetlerin bir kısmı vergilerden feragat edilerek karşılanıyor ve pompa fiyatlarındaki oynaklık dengelenmeye çalışılıyor.

Afrika ve Latin Amerika kıtalarında da benzer refleksler gözlemleniyor. Mısır ve Etiyopya'da uzaktan çalışma teşvikleri ve kamu çalışma saatlerinde düzenlemelere gidilirken, Brezilya ve Meksika'da dizel vergilerinde indirimler ve sektörel fiyat sabitleme anlaşmaları sağlandı. Avustralya ise hükümet kararıyla akaryakıt vergilerini geçici olarak yarıya indirerek istasyonların kar marjlarını sınırlandırma yoluna gitti.

Küresel ekonomi, bir yandan enerji arz güvenliğini sağlamaya çalışırken diğer yandan artan maliyetlerin tetikleyeceği olası bir küresel resesyonu engellemek için olağanüstü bir sınav veriyor. Merkez bankalarının enflasyonla mücadele politikaları, enerji piyasasındaki bu keskin şok dalgaları nedeniyle ciddi bir risk altında bulunuyor.