28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Okyanus Ötesinden Düzce'ye Uzanan Sanat Yolculuğu: 68 Yaşında Fırçayı Yeniden Eline Aldı

ABD’de doğup büyüyen ve yıllar önce Türk eşiyle Düzce’ye yerleşen Tani Madencioğlu, gençlik yıllarında yarım bıraktığı resim tutkusunu Türkiye’de yeniden keşfetti. BELMEK kurslarında yüzlerce esere imza atan Madencioğlu, sanatın iyileştirici gücüyle ikinci baharını yaşıyor.

Paylaş:
Okyanus Ötesinden Düzce'ye Uzanan Sanat Yolculuğu: 68 Yaşında Fırçayı Yeniden Eline Aldı

ABD’de doğup büyüyen ve yıllar önce Türk eşiyle Düzce’ye yerleşen Tani Madencioğlu, gençlik yıllarında yarım bıraktığı resim tutkusunu Türkiye’de yeniden keşfetti. BELMEK kurslarında yüzlerce esere imza atan Madencioğlu, sanatın iyileştirici gücüyle ikinci baharını yaşıyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde başlayan, Ankara’ya ve nihayetinde Düzce’ye uzanan hayat yolculuğunda sanat, Tani Madencioğlu için her zaman eksik kalan bir parça olmuştu. Alman asıllı ABD vatandaşı olan 68 yaşındaki Madencioğlu, üniversite yıllarında tanışıp evlendiği Türk eşiyle Düzce'ye yerleştikten sonra, yıllardır ertelediği hayalini gerçekleştirme fırsatı buldu. Gençlik yıllarında bıraktığı fırçayı Düzce Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (BELMEK) sayesinde yeniden eline alan Madencioğlu, şimdi renklerin dünyasında huzur buluyor.

Yarım Asırlık Hasret Düzce'de Son Buldu

Öğrencilik yıllarında resim sanatına büyük ilgi duyan ancak evlilik ve annelik telaşıyla bu tutkusunu arka plana atmak zorunda kalan Madencioğlu'nun hayatı, eşi Volkan Madencioğlu ile Türkiye'ye kesin dönüş yapmasıyla değişti. Çiftin Ankara'dan sonraki durağı olan Düzce, Tani Madencioğlu için sadece yeni bir ev değil, aynı zamanda sanatsal bir uyanışın da adresi oldu.

Yaklaşık 9 yıldır Düzce'de yaşayan Madencioğlu, görümcesinin tavsiyesi üzerine BELMEK bünyesindeki ücretsiz resim kurslarına katıldı. Burada aldığı eğitimle yeteneğini yeniden gün yüzüne çıkaran Madencioğlu, geçen süre zarfında kara kalem, sulu boya, akrilik ve yağlı boya teknikleriyle 200'ü aşkın eser üretti.

"Resim Yaparken Dünyayı Unutuyorum"

Resim yapmanın kendisi için bir tür meditasyon olduğunu belirten Madencioğlu, atölyedeki atmosferin kendisine büyük bir manevi dinginlik sağladığını ifade ediyor. Sanatın birleştirici gücüne vurgu yapan Madencioğlu, kursta kurduğu dostlukların ve üretim sürecinin kendisine terapi gibi geldiğini belirtiyor.

Sanatçı, çalışmalarında sadece geleneksel malzemeleri değil, çevresel farkındalıkla atık materyalleri de kullanıyor. Akçakoca sahilinden topladığı taşlar veya ev tadilatlarından arta kalan laminant ve kağıt parçaları, onun fırçasıyla birer sanat eserine dönüşüyor.

İlk Kişisel Sergi Heyecanı

Dokuz yıllık emeğini ve sanat yolculuğunu taçlandırmaya hazırlanan Madencioğlu, bu yıl ilk kişisel sergisini açarak eserlerini sanatseverlerin beğenisine sunmayı hedefliyor. Amatör bir ruhla başladığı kursta usta işi eserler ortaya koyan Madencioğlu'nun hikayesi, sanata başlamak için hiçbir zaman geç kalınmadığının en somut kanıtı olarak dikkat çekiyor.