Psikiyatr Dr. Erdem Önder Sönmez, okullarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığının çocukların ruh sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, aileleri ve eğitimcileri erken tespit konusunda uyardı.
Okul çağındaki çocukların sosyal ve psikolojik gelişimini tehdit eden en önemli faktörlerden biri olan akran zorbalığı, uzmanların gündemindeki yerini koruyor. Psikiyatr Dr. Erdem Önder Sönmez, öğrenciler arasında yaşanan saldırganlığın en yaygın türü olarak tanımlanan akran zorbalığına karşı alınacak önlemlerde, sorunun erken aşamada fark edilmesinin kritik bir rol oynadığını vurguladı.
Zorbalık Sadece Fiziksel Değil
Okul ortamında çocukların güvenliğini ve akademik başarısını doğrudan etkileyen zorbalık eylemleri, sadece fiziksel şiddetle sınırlı kalmıyor. Dr. Sönmez, zorbalığın sözel, sosyal ve siber boyutlarına da dikkat çekiyor. Çocuklar arasında alay etme, lakap takma, oyuna almama, dedikodu yayma veya dijital platformlar üzerinden taciz etme gibi davranışların, fiziksel saldırılar kadar derin yaralar açabildiği belirtiliyor.
Uzmanlar, bu tür davranışların "çocukluktur, geçer" denilerek göz ardı edilmesinin, mağdur çocukta kalıcı travmalara yol açabileceği konusunda hemfikir. Erken müdahale edilmediği takdirde, zorbalığa maruz kalan çocuklarda özgüven eksikliği, depresyon, anksiyete bozuklukları ve okul fobisi gibi ciddi klinik tablolar gelişebiliyor.
Aileler İçin Kritik Sinyaller
Dr. Sönmez’in değerlendirmelerine göre, ailelerin çocuklarındaki davranış değişikliklerini yakından izlemesi hayati önem taşıyor. Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken temel uyarı işaretleri şunlar:
- Okula Gitmek İstememe: Çocuğun sabahları okula gitmemek için sık sık bahane üretmesi veya karın ağrısı, baş ağrısı gibi fiziksel yakınmalarda bulunması.
- Akademik Düşüş: Ders başarısında ani ve açıklanamayan bir gerileme yaşanması.
- İçe Kapanma: Daha önce neşeli ve konuşkan olan çocuğun sessizleşmesi, odasına kapanması veya iletişimden kaçınması.
- Eşyalarda Zarar: Okul eşyalarının veya kıyafetlerinin sık sık kaybolması ya da zarar görmüş olması.
Okul ve Aile İşbirliği Şart
Zorbalıkla mücadelenin tek taraflı bir çabayla mümkün olmadığına işaret eden Dr. Sönmez, okul yönetimi, rehberlik servisleri ve aileler arasında güçlü bir iletişim ağının kurulması gerektiğini belirtiyor. Sadece mağdur çocuğun değil, zorbalığı uygulayan çocuğun da psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğu, saldırgan davranışların altında yatan nedenlerin (aile içi sorunlar, yetersiz ilgi vb.) araştırılması gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlar, çocukların yaşadıkları sorunları yetişkinlere anlatmaktan çekinebildiklerini, bu nedenle ebeveynlerin yargılayıcı olmayan, güven verici bir iletişim dili kullanmalarının, sorunun tespiti için ilk ve en önemli adım olduğunu ifade ediyor.