Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlar için oruç tutma konusu gündeme geldi. Uzmanlar, özellikle epilepsi, migren, Parkinson ve MS gibi nörolojik hastalığı olan kişilerin, ilaç düzeni ve nöbet risklerine karşı mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerektiğini vurguluyor.
ANKARA (Bugünkü Haberler) — Ramazan ayının manevi atmosferi yaklaşırken, kronik nörolojik rahatsızlıkları bulunan hastalar için sağlık riskleri de gündemin önemli maddelerinden birini oluşturuyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Gülhane Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeref Demirkaya, nörolojik hastalığı olan bireylerin oruç tutma kararını kendi başlarına vermemeleri gerektiği konusunda ciddi uyarılarda bulundu.
Prof. Dr. Demirkaya, Ramazan öncesinde polikliniklerde en sık karşılaşılan sorunun "Oruç tutabilir miyim?" olduğunu belirterek, bu soruya standart bir "evet" veya "hayır" cevabı vermenin tıbben mümkün olmadığını ifade etti. Kararın hastanın genel sağlık durumu, hastalığın tipi, kullanılan ilaçların sıklığı ve risk faktörlerine göre kişiye özel verilmesi gerektiğini vurgulayan Demirkaya, "Amacımız hastalarımızın ibadetlerini huzurla yerine getirirken sağlıklarının bozulmamasını sağlamaktır" dedi.
İlaç Düzeni ve Uyku Faktörü Kritik Önem Taşıyor
Ramazan ayında sadece açlığın değil, sıvı tüketiminin azalması ve uyku düzeninin değişmesinin de nörolojik tabloları etkilediği belirtiliyor. Özellikle birden fazla ilaç kullanan (politerapi) hastalar için ilaç saatlerinin iftar ve sahur arasındaki kısa zaman dilimine sıkıştırılması ciddi riskler barındırıyor.
Prof. Dr. Demirkaya, "Hastalığın durumunu en iyi bilen, süreci takip eden hekimdir. İlacın dozajının değiştirilip değiştirilemeyeceğine veya beslenme düzeninin uygunluğuna ancak doktor karar verebilir" değerlendirmesinde bulundu.
Hastalık Bazında Riskler ve Öneriler
Uzmanlar, sık görülen nörolojik rahatsızlıklar özelinde şu uyarılarda bulunuyor:
Epilepsi (Sara): Epilepsi hastaları için açlık, susuzluk ve uykusuzluk en önemli nöbet tetikleyicileri arasında yer alıyor. Uzun süreli susuzluğa bağlı elektrolit dengesizliklerinin nöbetleri tetikleyebileceğine dikkat çeken Demirkaya, günde birden fazla ilaç almak zorunda olan hastalar için doz ayarlamasının zor olabileceğini, bu nedenle nöbet sıklığı ve şiddetine göre karar verilmesi gerektiğini belirtti.
Migren: Ramazan’ın ilk günlerinde migren ataklarında artış gözlemlenebiliyor. Uzun süreli açlık ve uykusuzluğun migrenin baş tetikleyicileri olduğunu hatırlatan uzmanlar, oruç tutmasına izin verilen hastaların sahur yapmayı asla ihmal etmemesini, kan şekerini dengede tutmasını ve yeterli uyku uyumasını öneriyor.
Parkinson: Genellikle 65 yaş üzeri bireylerde görülen Parkinson hastalığında, hareket kabiliyetini sağlayan ilaçların gün içine bölünmüş dozlar halinde alınması gerekiyor. İlaçların aksatılmasının hareket kısıtlılığını (donma) artırabileceği, bu nedenle ilaç düzeninin bozulmaması gerektiği ifade ediliyor.
Multipl Skleroz (MS): Hastalığın seyrinin kişiden kişiye değiştiği MS'te, uzun süreli açlık ve susuzluk yorgunluk şikayetlerini artırabiliyor. Ayrıca bağışıklık sistemini etkileyen tedaviler gören hastaların enfeksiyon risklerine karşı dikkatli olması gerekiyor.
İnme (Felç) Geçiren Hastalar: Çoğunlukla ileri yaş grubunda görülen inme hastalarında, sadece nörolojik durum değil; tansiyon, kan şekeri ve kalp ilaçlarının düzeni de hayati önem taşıyor. Sıvı alımındaki azalmanın pıhtılaşma riskini etkileyebileceği durumlar hekimler tarafından değerlendirilmeli.
Acil Servis Başvurularına Dikkat
Ramazan ayında acil servislere en sık baş ağrısı şikayetiyle başvurulduğunu aktaran uzmanlar, beslenme değişikliği ve sıvı kaybının tansiyon yükselmelerine yol açabileceğini belirtiyor. Hastaların, mevcut rahatsızlıklarıyla ilgili herhangi bir belirti veya kötüleşme hissettiklerinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiği vurgulanıyor.