DNA'nın ikili sarmal yapısını keşfederek Nobel ödülü kazanan James Watson'ın, pedofili ve seks ticareti ağının lideri Jeffrey Epstein'in evinde çekilmiş görüntüleri basına sızdı.
Geçtiğimiz yıl 95 yaşında hayatını kaybeden ve DNA'nın yapısına dair çalışmalarıyla bilim tarihine geçen James Watson'ın, milyarder Jeffrey Epstein ile olan bağlantılarına dair yeni bir belge gün yüzüne çıktı. İngiliz The Telegraph gazetesinin ele geçirdiği ve kamuoyuyla paylaştığı fotoğrafta, Watson'ın Epstein'in New York'taki malikanesinde üç kadınla birlikte olduğu görülüyor.
Söz konusu fotoğrafın, Epstein'in "büyük salon" olarak bilinen odasında, 2010'lu yılların sonlarına doğru çekildiği tahmin ediliyor. Fotoğrafta Watson'ın yanındaki üç kadından birinin elinde, ünlü bilim insanına ait bilimsel bir makale tuttuğu dikkat çekiyor.
Bilimsel Makale Detayı
Fotoğrafta yer alan belgenin, Watson'ın 2013 yılında yayımladığı "Antioksidanlarını Ortadan Kaldırarak Tedavisi Mümkün Olmayan Kanserleri Durdurmak" başlıklı çalışması olduğu tespit edildi. Ortaya çıkan belgeler arasında, 2017 yılında Epstein'in asistanı tarafından kendisine gönderilen bir e-posta da bulunuyor. E-postada, "Dr. Watson size bir makale yolladı. Sizin için yemek masasına bıraktım" ifadelerinin yer aldığı belirtiliyor.
Tartışmalı İsimler ve Savunmalar
Haberde, Watson'ın Epstein'e yakın isimler arasında yer aldığına işaret edilirken, ünlü dilbilimci Noam Chomsky ile Epstein arasındaki yazışmalara da atıfta bulunuluyor. Chomsky'nin yazışmalarında, Watson'ın toplumdan dışlanmasına neden olan 2007 yılındaki ırkçı açıklamalarının Epstein tarafından savunulduğu görülüyor. Epstein'in, Watson'ın "Afrikalıların zeka seviyesi" hakkındaki tepki çeken sözlerini, "bazı rahatsız edici gerçeklerin kabul edilmesi gerektiği" şeklinde yorumladığı iddia ediliyor.
Uzmanlar, Watson'ın Epstein'in evinde bulunmasının doğrudan yasa dışı bir eyleme karıştığını kanıtlamadığını belirtmekle birlikte, bu fotoğrafın Epstein'in bilim ve akademi dünyasındaki nüfuzlu isimleri çevresinde toplama stratejisinin somut bir göstergesi olduğunu vurguluyor.
Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılandığı sırada, tutuklu bulunduğu hapishanede ölü bulunmuştu.