Dev medya birleşmesi Washington’ın merceğinde: Netflix ve Warner Bros. Discovery yöneticileri, 82,7 milyar dolarlık devasa satın alma anlaşmasını savunmak üzere ABD Senatosu’nda senatörlerin zorlu sorularını yanıtladı.
ABD Senatosu Yargı Komitesi’ne bağlı Antitröst, Rekabet Politikası ve Tüketici Hakları Alt Komitesi, medya dünyasını sarsan dev birleşmeyi masaya yatırdı. Netflix’in Warner Bros.’u bünyesine katmasını öngören anlaşma için düzenlenen özel oturumda, şirket yöneticileri ile senatörler arasında sert tartışmalar yaşandı. Senatörler, birleşmenin piyasadaki rekabeti bitireceği ve tüketici aleyhine sonuçlar doğuracağı endişesini dile getirirken, şirket temsilcileri bu adımın Amerikan eğlence sektörünü güçlendireceğini savundu.
Alt Komite Başkanı Senatör Mike Lee, oturumun açılışında yaptığı konuşmada, iki dev şirketin birleşmesinin doğrudan rekabeti ortadan kaldıracağına dikkat çekti. Lee, bu durumun sadece rakip platformlar için değil, sinema salonları ve sektör çalışanları için de ciddi riskler barındırdığını belirtti. Cumhuriyetçi senatör, "Pazardaki iki dev işverenin tek çatı altında toplanması, iş gücü rekabetini zayıflatabilir ve yeni oyuncuların pazara girişini imkansız hale getirebilir" ifadelerini kullandı.
Senatörlerden "Tekel" ve "İçeriden Bilgi" Çıkışı
Oturumda Demokrat kanattan Senatör Cory Booker da sert eleştirilerde bulundu. Warner Bros.’un bir rakibe satılmasının televizyon ve film endüstrisinde telafisi zor sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Booker, Netflix’in tüketiciler üzerindeki gücünün kontrolsüz şekilde artmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.
Booker ayrıca, anlaşmayla ilgili dikkat çekici bir iddiayı gündeme taşıdı. Senatör, satın alma haberinin duyurulmasından sadece birkaç gün sonra ABD Başkanı Donald Trump’ın ilgili şirketlerden 2 milyon dolarlık hisse ve tahvil alımı yaptığını öne sürdü. Booker, siyasi figürlerin içeriden bilgiye sahip olma potansiyeli taşıdıkları bir ortamda hisse senedi işlemi yapmalarını "skandal" olarak nitelendirdi.
Senatör Josh Hawley ise konuyu istihdam ve kültürel değerler üzerinden eleştirdi. Birleşmenin sektördeki iş olanaklarını azaltacağını savunan Hawley, Netflix’in yayın politikalarının "birçok Amerikalı ebeveynin değerleriyle uyuşmadığını" iddia ederek, şirketin bir "devlet destekli tekel" haline gelmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Netflix: "Daha Az Maliyetle Daha Fazla İçerik"
Eleştirilerin odağındaki isimler olan Netflix Eş CEO’su Ted Sarandos ve Warner Bros. Discovery Gelir ve Strateji Direktörü Bruce Campbell, birleşmenin rekabeti öldürmeyeceğini, aksine sektörü canlandıracağını savundu.
Ted Sarandos, birleşme sayesinde tüketicilere "daha az maliyetle daha fazla içerik" sunabileceklerini belirterek, "Bu anlaşma Amerikan eğlence sektörünü güçlendirecek ve içerik üreticileri için yeni fırsatlar yaratacaktır" dedi. Sarandos, televizyon ve film endüstrisindeki rekabetin doğasının değişmeyeceğini, tüketicilerin seçeneklerinin korunacağını öne sürdü.
Warner Bros. Discovery yöneticisi Bruce Campbell ise şirketin "Warner Bros." ve "Discovery Global" olarak ikiye ayrılma sürecinde olduğunu hatırlattı. Piyasada halihazırda düzinelerce rakip bulunduğunu belirten Campbell, "İçerik bolluğu bazen tüketicinin aradığını bulmasını zorlaştırıyor" dedi. Campbell ayrıca, geçen yıl Paramount’tan gelen teklifler de dahil olmak üzere birçok opsiyonu değerlendirdiklerini, ancak şirket ve hissedarlar için en iyi fırsatın Netflix’in teklifi olduğuna karar verdiklerini vurguladı.
82 Milyar Dolarlık Dev Anlaşma
Sektörde dengeleri değiştirecek anlaşma, ilk olarak 5 Aralık 2025’te duyurulmuştu. Netflix, Warner Bros.’un film ve televizyon stüdyoları ile HBO ve HBO Max varlıklarını kapsayan bölümünü satın almak için el sıkışmıştı. Anlaşmanın 72 milyar dolarlık öz sermaye değeri ve toplamda 82,7 milyar dolarlık bir işletme değeri üzerinden yapıldığı açıklanmıştı.
Süreç içerisinde medya devi Paramount’un karşı teklif sunması rekabeti kızıştırmış, ancak Netflix geçtiğimiz ay yaptığı açıklamayla anlaşmanın şartlarını revize ettiğini ve satın almanın tamamının nakit işlem üzerinden gerçekleşeceğini duyurmuştu. Washington'daki bu savunmanın ardından, düzenleyici kurumların birleşmeye onay verip vermeyeceği merakla bekleniyor.