İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Akdeniz ve Orta Doğu'daki dengeleri değiştirmeyi amaçlayan ve "altıgen" olarak tanımladığı yeni bir uluslararası ittifak ekseni üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
KUDÜS – İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, pazar günü gerçekleştirilen kabine toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, ülkesinin güvenlik ve stratejik çıkarlarını tahkim etmek amacıyla geniş kapsamlı yeni bir diplomatik girişim başlattığını duyurdu. Netanyahu, Akdeniz, Orta Doğu ve Asya'yı kapsayan yeni bir "ittifak ekseni" kurma peşinde olduklarını belirtti.
Başbakan Netanyahu, oluşturulması hedeflenen bu yapının, İsrail'in "düşman" olarak tanımladığı bölgesel güçlere karşı bir denge unsuru olacağını savundu. İttifakın kapsamının oldukça geniş tutulduğuna dikkat çeken Netanyahu, planlanan yapının içinde Hindistan, bazı Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve çeşitli Asya ülkelerinin yer alacağını ifade etti.
"Radikal Şii ve Sünni Eksenlere Karşı Duruş"
Netanyahu, kurulması planlanan bu yeni yapıyı "altıgen ittifak" olarak nitelendirdi ve amacın benzer güvenlik tehditleri ve zorluklarla yüzleşen ülkeleri bir araya getirmek olduğunu vurguladı. İsrail Başbakanı, söz konusu girişimin hedefindeki odakları şu sözlerle tanımladı:
"Bu eksen, hem çok sert bir şekilde vurduğumuz radikal Şii ekseni hem de ortaya çıkan radikal Sünni ekseni ile karşı karşıyadır."
Bu ifadelerle Netanyahu, Tahran merkezli "Direniş Ekseni" olarak bilinen yapıların yanı sıra, bölgedeki diğer muhalif gruplara karşı da birleşik bir cephe oluşturmayı hedeflediklerinin sinyalini verdi.
Modi'nin Ziyareti Kritik Önem Taşıyor
Yeni ittifak planının detaylarını önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağını belirten Netanyahu, bu girişimin en önemli ayaklarından birinin Hindistan olduğunu kaydetti. Bu bağlamda, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin 25 Şubat Çarşamba günü İsrail'e resmi bir ziyaret gerçekleştireceği açıklandı. Modi'nin ziyaretinin, söz konusu "altıgen" yapının temellerinin atılmasında kritik bir rol oynaması bekleniyor.
İsrail yönetiminin, Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliğinden Asya ile ticari koridorlara kadar uzanan bu geniş coğrafyada, kendisine müzahir ülkelerle diplomatik ve askeri iş birliğini derinleştirerek bölgesel yalnızlığını kırmayı amaçladığı değerlendiriliyor.