İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Washington ile Tahran arasındaki olası bir nükleer müzakere sürecinde, İran’ın sadece uranyum zenginleştirmeyi durdurmasının yeterli olmayacağını, tüm nükleer programın ve altyapının ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında yürütülen diplomatik temaslara ve olası bir yeni nükleer anlaşma ihtimaline ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Netanyahu, İran'ın nükleer kapasitesine dair atılacak herhangi bir adımın, Tahran yönetiminin nükleer altyapısını tamamen devre dışı bırakmayı hedeflemesi gerektiğini savundu.
Haftalık kabine toplantısında konuşan Netanyahu, İran ile Batılı güçler arasında yeniden gündeme gelen müzakere süreçlerini değerlendirdi. İsrail Başbakanı, uluslararası toplumun İran'ın nükleer programını sınırlamaya yönelik girişimlerinde çıtayı yüksek tutması gerektiğine dikkat çekti.
"Zenginleştirmeyi Durdurmak Yeterli Değil"
Netanyahu, müzakere masasında konuşulan şartların İran'ın nükleer silah elde etme hedefini engellemekte yetersiz kalabileceği uyarısında bulundu. Özellikle uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması veya sınırlandırılmasının, İsrail'in güvenliği açısından kabul edilebilir bir çözüm olmadığını belirtti.
Başbakan, "Sadece uranyum zenginleştirmeyi durdurmayı değil, tüm nükleer programın ve buna bağlı altyapının tamamen ortadan kaldırılmasını içeren bir anlaşma gereklidir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İsrail'in "kısmi anlaşmalara" veya "dondurma karşılığı dondurma" stratejilerine yönelik itirazının devam ettiğini gösteriyor.
İsrail'in Kırmızı Çizgileri
İsrail yönetimi, uzun süredir İran'ın nükleer programının varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu savunuyor. Netanyahu hükümeti, geçmişte imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) gibi anlaşmaların İran'a nükleer altyapısını koruma imkanı tanıdığını ve ekonomik yaptırımların hafifletilmesiyle Tahran'ın bölgesel etkisini artırmasına olanak sağladığını öne sürüyor.
Netanyahu'nun son çıkışı, ABD yönetiminin İran ile diplomatik kanalları açık tutma çabaları sırasında Tel Aviv'in pozisyonunu netleştirme hamlesi olarak yorumlanıyor. İsrail, İran'ın nükleer eşiği aşmasını önlemek için diplomatik baskının yanı sıra askeri seçeneklerin de masada tutulması gerektiği görüşünü koruyor.
Bölgesel Güvenlik Endişeleri
Açıklamada, İran'ın nükleer programının sadece İsrail için değil, tüm Orta Doğu bölgesi ve küresel güvenlik için bir tehlike arz ettiği vurgulandı. Netanyahu, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasının engellenmesinin, uluslararası toplumun öncelikli hedefi olması gerektiğini yineledi.
İsrail Başbakanı, müttefikleriyle bu konudaki istişareleri sürdürdüklerini ve İsrail'in kendi güvenliğini sağlamak için gerekli gördüğü her türlü adımı atma hakkını saklı tuttuğunu belirterek sözlerini tamamladı.