15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Myanmar: Bağımsızlığın 78. Yılında Sandık Gölgesinde Süren Savaş

İngiliz sömürge yönetiminden kurtuluşun yıl dönümünü kutlayan Myanmar, 2021 darbesinin ardından düzenlenen ilk genel seçimlerin meşruiyet tartışmaları ve dinmek bilmeyen iç çatışmalarla tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor.

Paylaş:
Myanmar: Bağımsızlığın 78. Yılında Sandık Gölgesinde Süren Savaş

İngiliz sömürge yönetiminden kurtuluşun yıl dönümünü kutlayan Myanmar, 2021 darbesinin ardından düzenlenen ilk genel seçimlerin meşruiyet tartışmaları ve dinmek bilmeyen iç çatışmalarla tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor.

BUGÜNKÜ HABERLER — Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar, İngiltere’den bağımsızlığını kazanmasının 78. yıl dönümünü, ülke genelinde derinleşen siyasi kriz ve silahlı çatışmaların gölgesinde karşılıyor. 4 Ocak Bağımsızlık Günü, ülkenin demokratik ideallerinden uzaklaştığı ve askeri cunta yönetiminin kendi meşruiyetini sağlamaya çalıştığı tartışmalı bir seçim sürecine denk geldi.

Seçim Görünümlü Meşruiyet Arayışı

Ülke, 2021 yılında ordunun yönetime el koymasının ardından ilk kez genel seçim atmosferine girdi. 28 Aralık’ta başlayan ve 25 Ocak 2026 tarihine kadar sürmesi planlanan oy verme işlemi, uluslararası gözlemciler ve muhalif gruplar tarafından "cuntanın iktidarı perçinleme girişimi" olarak nitelendiriliyor.

Ordu destekli Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisi'nin (USDP) başı çektiği seçimlerde, şeffaflık ve kapsayıcılık konusundaki endişeler ön planda. Askeri yönetimin fiili kontrolü kaybettiği 65 seçim bölgesinde sandık kurulamaması ve kayıtlı seçmen sayısının açıklanmaması, sürecin güvenilirliğine dair şüpheleri artırıyor. Özellikle Sagaing, Monywa ve Myawaddy gibi bölgelerde seçim takvimi işlerken hava saldırılarının ve çatışmaların devam etmesi, "savaş ortasında seçim" eleştirilerini beraberinde getirdi.

"Etnik ve Dini Gruplar İçin Cehennem"

İngiltere'de sürgünde yaşayan Birmanyalı akademisyen ve Güneydoğu Asya Yenilik Güçleri (FORSEA) Kurucu Ortağı Maung Zarni, ülkedeki durumu "neredeyse tüm etnik ve dini topluluklar için cehennem" olarak tanımlıyor. Zarni'ye göre, Bağımsızlık Günü kutlamaları, ülkedeki azınlıklar için sömürge döneminin "beyaz üstünlükçü" yönetiminden, bugünkü "Budist üstünlükçü" askeri vesayete geçişten öte bir anlam taşımıyor.

Zarni, Rusya ve Çin gibi dış aktörlerin teşvikiyle düzenlendiğini savunduğu seçimlerin, "seçilmiş hükümet" görüntüsü yaratarak askeri rejimi uluslararası arenada aklamayı amaçladığını belirtiyor.

İnsani Kriz Derinleşiyor

2021'deki askeri müdahalenin ardından başlayan süreçte Myanmar, ağır bir insani bilanço ile karşı karşıya kaldı. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) verilerine göre, darbe sonrası süreçte yaklaşık 6 bin kişi hayatını kaybetti, 3 milyona yakın insan ise yerinden edildi.

Askeri yönetim tarafından gözaltına alınanların sayısı 27 bini aşarken, bu kişilerin önemli bir kısmını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Ülkenin altyapısı ve ekonomisi, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana süregelen istikrarsızlık ve çatışmalar nedeniyle çökme noktasına gelmiş durumda.

%%ENTITY:82d8faa0-730b-4d52-b514-3622f47f8af4:Arakan%%'da Sessiz Yok Oluş

Ülkenin batısındaki Arakan (Rakhine) eyaletinde yaşayan Müslüman nüfus ise sistematik bir yok oluşla karşı karşıya. 2016-2017 yıllarında ordunun gerçekleştirdiği operasyonlar ve zorunlu göçler sonucunda bölgedeki Müslüman nüfusun 400 binin altına düştüğü tahmin ediliyor. Askeri yönetimin kontrolü büyük ölçüde kaybettiği bu kıyı şeridinde seçim sandıklarının kurulamaması, bölgenin fiilen merkezi yönetimden koptuğunun en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.

78 yıl önce bağımsız ve federal bir yapı hayaliyle yola çıkan Myanmar, bugün içsel olarak parçalanmış, "Balkanlaşma" süreci yaşayan ve kendi halkıyla savaşan bir yönetim anlayışının kıskacında var olma mücadelesi veriyor.