ABD ve İran arasında sağlanan geçici ateşkesin ardından İsrail kısıtlamalarının hafifletilmesiyle, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa 42 gün sonra yeniden on binlerce Müslümanı ağırladı. Yaklaşık 100 bin kişinin saf tuttuğu tarihi cuma namazı, Filistinlilere gecikmiş bir Ramazan Bayramı coşkusu yaşattı.
ABD ile İran arasında yürürlüğe giren ateşkesin bölgedeki yansımaları, işgal altındaki Doğu Kudüs'te de kendini gösterdi. İsrail yönetiminin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarının başlaması gerekçesiyle 28 Şubat'ta kapılarını kapattığı Mescid-i Aksa, 42 günlük aranın ardından yeniden toplu ibadete açıldı. Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa'dan ve Eski Şehir bölgesinden uzak kalan Filistinliler, haftalar sonra kılınan ilk cuma namazına akın etti.
İsrail polisinin yoğun güvenlik önlemleri altında ve Eski Şehir'in çeşitli noktalarında konuşlanmasına rağmen yaklaşık 100 bin Müslüman, Harem-i Şerif'te bir araya gelerek saf tuttu. Kimi gençlerin kontrol noktalarından geri çevrildiği görülse de avluyu dolduran kalabalık, kılınan namazın ardından Kubbetü Sahra ve Aksa'nın önünde hatıra fotoğrafları çektirerek birbirleriyle kucaklaştı. Alanda tam anlamıyla bir kutlama ve bayram havasının hakim olduğu gözlemlendi. İsrail polisinin avlu içerisinde gruplar halinde konuşlanması ise statüko ihlali olarak dikkat çekti.
"İnsanların Yüzünde Bayram Gününü Görüyorum"
Aksa'nın ibadete kapalı kalması nedeniyle büyük bir hüzün yaşadıklarını belirten cemaat, yeniden kavuşmanın verdiği mutluluğu "gecikmiş bir bayram" olarak nitelendirdi. Ailesiyle birlikte İsrail'in kuzeyindeki Tamra beldesinden gelen Filistin asıllı İsrail vatandaşı Cemal Kenan, kutsal mekanın kapatılmasının vicdanlarında derin bir yara açtığını ifade etti. Kenan, "Burası bizim ilk kıblemiz. Ramazanda her cuma gelirdik, Kadir Gecesi'ni burada geçirirdik. Savaş nedeniyle kapandı. Ancak bugün insanların yüzünde bayram gününü görüyorum; insanlar Aksa'ya kavuştuğu için çok mutlu," sözleriyle duygularını dile getirdi.
İşgal altındaki Doğu Kudüs sakinlerinden Ummu Yusuf ise Mescid-i Aksa'nın Filistinliler için taşıdığı hem dini hem de sosyal öneme dikkat çekti. Yaşadıkları sevincin tarifsiz olduğunu belirten Yusuf, "Dışarıda insanlar dolaşabiliyordu ama Aksa'ya kimsenin gelmesine izin verilmiyordu. Şuraya bakın, adeta bayram günü gibi. Kaçırdığımız o ramazan ayını ve Ramazan Bayramı'nı yeniden yaşamak istiyoruz," diyerek dünya Müslümanlarına Mescid-i Aksa'yı yalnız bırakmamaları çağrısında bulundu.
Gözyaşları ve Şükür Namazları
Filistinlilerle dayanışma amacıyla Almanya'dan bölgeye gelen 21 yaşındaki Türk öğrenci Selim Er de tarihi güne tanıklık edenler arasındaydı. Aksa'nın kapalı olduğu günlerde Eski Şehir'deki atmosferin son derece kasvetli olduğunu ve kutsal mekanı sadece Zeytindağı'ndan izleyebildiklerini aktaran Er, kapıların açılmasıyla ilk kez içeri girme fırsatı bulduğunu belirtti. Er, "O kadar güzel bir his ki içeri girdim ve gözlerim yaşardı. İnsan dua etmeyi bırakmak istemiyor. 5 kez şükür namazı kıldım," ifadelerini kullandı.
42 günlük kapanmanın ardından gelen bu kitlesel buluşma, savaşın ve kısıtlamaların gölgesinde geçen haftaların ardından Doğu Kudüs'te yeniden umut ve dayanışma rüzgarları estirdi.