14 Nisan 2026 Salı
Haber

Merkez Bankası Başkanı Karahan'dan Körfez Krizine Karşı "Sıkı Para Politikası" Vurgusu

TCMB Başkanı Fatih Karahan, Körfez bölgesinde tırmanan çatışmaların enerji fiyatları üzerinden yarattığı baskılara dikkat çekerek, enflasyonla mücadelede taviz verilmeyeceğini ve dezenflasyon sürecinin devamı için gerekli sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

Paylaş:
Merkez Bankası Başkanı Karahan'dan Körfez Krizine Karşı "Sıkı Para Politikası" Vurgusu

TCMB Başkanı Fatih Karahan, Körfez bölgesinde tırmanan çatışmaların enerji fiyatları üzerinden yarattığı baskılara dikkat çekerek, enflasyonla mücadelede taviz verilmeyeceğini ve dezenflasyon sürecinin devamı için gerekli sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla bölgede yükselen tansiyonun Türkiye ekonomisine, enflasyona ve cari dengeye olan yansımalarını değerlendirdi. Karahan, jeopolitik risklerin oluşturduğu belirsizlik ortamında fiyat istikrarını korumaya odaklandıklarını ve gereken tedbirlerin hızla hayata geçirildiğini kaydetti.

Bölgedeki savaş halinin enerji fiyatlarında belirgin bir yükselişe neden olduğunu ifade eden Karahan, bu tablonun enflasyon üzerinde maliyet kaynaklı baskı yarattığını söyledi. Yapılan analizlere göre, petrol fiyatlarındaki yüzde 10'luk kalıcı bir artışın tüketici enflasyonunu bir yıl içinde yaklaşık 1,1 puan yukarı çektiğini belirten Karahan, hükümetin devreye aldığı eşel mobil sisteminin bu etkiyi üçte bir oranına kadar düşürerek fiyatlara yansımasını önemli ölçüde sınırladığını aktardı.

Büyüme ve Cari Açık Üzerindeki Etkiler

Artan enerji maliyetleri ve dış belirsizliklerin, ekonomik aktivite üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturmasını beklediklerini belirten Karahan, yatırım iştahının ve özel tüketimin de bu durumdan etkileneceğini dile getirdi. Petrol fiyatlarındaki yüzde 10 düzeyindeki arz yönlü artışın, büyüme oranında bir yıllık dönemde 0,4 ila 0,7 puanlık bir gerilemeye neden olabileceğini bildirdi.

Cari açık dinamiklerine de değinen Karahan, petrol fiyatlarında yaşanacak 10 dolarlık bir artışın, yıllık net enerji dengesinde 3 ila 4 milyar dolarlık bir bozulmaya yol açtığına, doğal gaz ithalat fiyatlarının da buna eşlik etmesi halinde etkinin 5 milyar dolara kadar çıkabileceğine dikkat çekti. Buna karşın, mevcut durumda cari açığın tarihsel ortalamasının altında olduğunu vurgulayan Karahan, olası bozulmaların yönetilebilir bir seviyede kalmasını öngördüklerini ifade etti.

"Dezenflasyon Sürecinde Kararlıyız"

Küresel risk iştahındaki değişimler nedeniyle gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışları yaşandığını belirten Karahan, mevcut kur rejiminin 2026 yılında da sürdürüleceğinin altını çizdi. Merkez Bankasının enflasyon görünümü üzerindeki etkileri sınırlamak adına üst banttan fonlamaya geçmek ve tahvil alımlarını öne çekmek gibi adımlar attığını hatırlatan Karahan, "Enflasyonla mücadelemizi olumsuz etkileyen dışsal bir durumla karşı karşıyayız. Dezenflasyon sürecinin devamı için gereken sıkılığı sağlamakta kararlıyız." ifadelerini kullandı.

Döviz Likiditesi ve Altın Rezervlerinin Kullanımı

Rezerv politikalarına ilişkin süregelen tartışmalara da açıklık getiren Karahan, altın kaynaklı işlemlerin likidite yönetiminin doğal bir parçası olduğunu söyledi. 2016 yılında 377 ton olan altın rezervlerinin iki katına çıktığını ve Mart 2026 itibarıyla toplam rezervler içindeki payının yüzde 60'ı aştığını belirten TCMB Başkanı, döviz likiditesinin desteklenmesi gereken dönemlerde altının kullanılmasının olağan olduğunu vurguladı.

Yakın dönemde döviz karşılığı altın swap işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve bir miktar altın satışı yapıldığını doğrulayan Karahan, merkez bankacılığında bu tür işlemlerin ticari kar-zarar amacıyla değil, finansal istikrar ve politika etkinliği gözetilerek yapıldığını belirtti. Karahan, swap işlemlerinin önemli bir kısmının vadeli nitelikte olduğunu ve vadesi geldiğinde söz konusu altınların yeniden rezervlere döneceğini de sözlerine ekledi.