27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Melendiz’in Bin Yıllık Muhafızı: Murtaza Kalesi ve Tarihe Meydan Okuyan Duvarları

Niğde'nin Çiftlik ilçesinde devasa bir kaya kütlesi üzerine inşa edilen ve Doğu Roma döneminden günümüze ulaşan Murtaza Kalesi, stratejik konumu ve mimari yapısıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, "Andulus" olarak da bilinen yapının restore edilerek turizme kazandırılması gerektiğini vurguluyor.

Paylaş:
Melendiz’in Bin Yıllık Muhafızı: Murtaza Kalesi ve Tarihe Meydan Okuyan Duvarları

Niğde'nin Çiftlik ilçesinde devasa bir kaya kütlesi üzerine inşa edilen ve Doğu Roma döneminden günümüze ulaşan Murtaza Kalesi, stratejik konumu ve mimari yapısıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, "Andulus" olarak da bilinen yapının restore edilerek turizme kazandırılması gerektiğini vurguluyor.

Niğde’nin Çiftlik ilçesine bağlı Murtaza köyünde yükselen ve yaklaşık bin yıllık bir geçmişe sahip olan Murtaza Kalesi, hem mimari özellikleri hem de tarihi dokusuyla bölgenin en önemli kültür varlıkları arasında yer alıyor. Yaklaşık 1830 rakımda, Melendiz Ovası'na hakim doğal bir kaya kütlesinin üzerine kurulan bu savunma yapısı, yüzyıllar boyunca maruz kaldığı doğal etkenlere rağmen ayakta kalmayı başarıyor.

Doğal Savunma Hattı: Kaya Üstüne Kurulu Garnizon

Doğu Roma İmparatorluğu döneminde inşa edildiği bilinen ve halk arasında "Andulus Kalesi" ismiyle de anılan yapı, Orta Çağ savunma mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyor. Yaklaşık 60 metre yüksekliğindeki sarp bir kaya bloğunun üzerine oturtulan kale, coğrafi avantajı mimari ustalıkla birleştiriyor.

Bölgede incelemelerde bulunan Arkeolog Mustafa Eryaman, kalenin Melendiz Ovası’na geçit veren stratejik bir noktada bulunduğunu belirtiyor. Yapının batı, güney ve kuzey cephelerinde şekillendirilen sur duvarları, dışarıdan bakıldığında ortalama 20 metre yüksekliğe ulaşıyor. Savunma gücünü artırmak amacıyla inşa edilen altı adet burç ise kalenin günümüze ulaşan en belirgin unsurları arasında yer alıyor.

Yüzyıllar Süren Stratejik Önem

Kalenin sadece tek bir döneme değil, asırlar boyu farklı medeniyetlere hizmet ettiği değerlendiriliyor. Doğu Roma dönemindeki inşasının ardından, Anadolu Selçuklu döneminde de bölgenin su kaynaklarını ve tarım alanlarını korumak amacıyla aktif olarak kullanıldığı biliniyor.

Uzmanlar, yapının kullanım ömrünün 19. yüzyıl sonlarına, hatta 20. yüzyıl başlarına kadar uzandığına dair verilere işaret ediyor. Bu durum, Murtaza Kalesi'nin yaklaşık 700-800 yıl boyunca garnizon veya gözetleme noktası olarak bölgedeki askeri hareketliliğin merkezinde yer aldığını gösteriyor. Altunhisar'daki Keçi Kalesi gibi bölgedeki diğer savunma yapılarıyla birlikte düşünüldüğünde, Murtaza Kalesi'nin Melendiz Dağları geçişlerini kontrol eden bir savunma ağının parçası olduğu anlaşılıyor.

Restorasyon Çağrısı

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından 2009 yılında yapılan yüzey araştırmalarıyla kültür envanterine dahil edilen kalede, henüz kapsamlı bir bilimsel kazı veya restorasyon çalışması yapılmış değil. Kalenin iç kısmındaki bazı birimlerin zamanla çöktüğü görülse de, sarnıç kalıntıları ve horasan harcıyla örülmüş beden duvarları sağlamlığını koruyor.

Kalenin doğu cephesinin sarp yapısı nedeniyle ekstra bir sur duvarına ihtiyaç duyulmadığı, bunun da dönemin mühendislerinin doğayı ekonomik ve işlevsel kullanma becerisini yansıttığı ifade ediliyor. Duvarlarda bulunan ve "mazgal" olarak adlandırılan gözetleme pencereleri, yapının askeri fonksiyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

Arkeolog Eryaman ve tarih uzmanları, ana giriş kapısı ve burçları büyük oranda ayakta kalan bu Orta Çağ mirasının, yapılacak çevre düzenlemesi ve restorasyon çalışmalarıyla bölge turizmine kazandırılabileceği görüşünde birleşiyor.