İstanbul'da trafiğe kayıtlı motorlu taşıt sayısı 6,2 milyonu aşarken, kent genelindeki toplam otopark kapasitesinin 1,1 milyon civarında kalması giderek derinleşen altyapı sorununu gözler önüne seriyor. Güncel veriler, şehirde her altı araca yalnızca bir park yeri düştüğünü gösteriyor.
İstanbul'daki trafik yoğunluğuna paralel olarak giderek büyüyen otopark sorunu, istatistiklerle bir kez daha tescillendi. Şehirde trafiğe kayıtlı araç sayısı hızla artmaya devam ederken, mevcut otopark altyapısının bu büyümeye ayak uyduramaması megakentin en temel kentsel krizlerinden biri haline geldi.
Son verilere göre, şubat ayı itibarıyla İstanbul'da trafiğe kayıtlı motorlu taşıt sayısı 6 milyon 292 bin 611'e ulaştı. Buna karşılık, il genelindeki açık, kapalı ve yol üstü otoparkların toplam kapasitesi 1 milyon 143 bin 937 seviyesinde kaldı. Ortaya çıkan bu çarpıcı tablo, şehirdeki her 6 araçtan yaklaşık 5'inin sokak aralarında, kaldırımlarda veya düzensiz alanlarda park edilmek zorunda kaldığına işaret ediyor.
Günlük Hayata Etkisi Büyüyor
Otopark arzı ile araç sayısı arasındaki bu devasa uçurum, şehir içi trafiğini de doğrudan olumsuz etkiliyor. Sokak aralarına çift sıra park edilen araçlar nedeniyle daralan yollar, acil durumlarda itfaiye ve ambulans gibi araçların geçişini zorlaştırırken, yaya kaldırımlarının işgali de vatandaşların günlük yaşam kalitesini düşürüyor. Araç sahiplerinin her gün yola çıkarken veya eve dönerken park yeri bulmak için harcadığı zaman, kentin genel trafik yoğunluğunu artıran önemli faktörler arasında yer alıyor.
Şehir planlamacıları ve ulaşım uzmanları, kentsel krizin aşılması için bireysel araç kullanımını azaltacak raylı sistem yatırımlarının artırılmasının yanı sıra, yeni yapılan binalarda ve kentsel dönüşüm projelerinde otopark zorunluluklarının tavizsiz uygulanması gerektiğinin altını çiziyor. Mevcut kapasitenin nasıl artırılacağı ve mahalle aralarındaki kaotik parklanmanın önüne nasıl geçileceği ise yerel yönetimlerin çözmesi gereken en acil başlıklar olmaya devam ediyor.