28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Meclis Tutanaklarında Bir Dönüm Noktası: 28 Şubat ve Merve Kavakçı Olayı

Türkiye siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olan 28 Şubat sürecinin sembol anlarından Merve Safa Kavakçı’nın yemin krizine dair meclis tutanakları, o gün yaşanan gerilimin boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Paylaş:
Meclis Tutanaklarında Bir Dönüm Noktası: 28 Şubat ve Merve Kavakçı Olayı

Bugünkü Haberler

Meclis Tutanaklarında Bir Dönüm Noktası: 28 Şubat ve Merve Kavakçı Olayı

Türkiye siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olan 28 Şubat sürecinin sembol anlarından Merve Safa Kavakçı’nın yemin krizine dair meclis tutanakları, o gün yaşanan gerilimin boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

28 Şubat sürecinin siyasi atmosferinde, 18 Nisan 1999 genel seçimlerinde Fazilet Partisi’nden (FP) İstanbul milletvekili seçilen Merve Safa Kavakçı’nın TBMM Genel Kurulu’nda yemin etmesinin engellenmesi, demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Aradan geçen yıllara rağmen, o gün meclis tutanaklarına yansıyan diyaloglar, dönemin sert siyasi iklimini ve "postmodern darbe" olarak adlandırılan sürecin meclis üzerindeki etkisini belgelemeye devam ediyor.

"Lütfen Bu Hanıma Haddini Bildiriniz"

TBMM tutanaklarına göre, 2 Mayıs 1999 tarihli oturumda Merve Kavakçı’nın Genel Kurul salonuna başörtüsüyle girmesi üzerine Demokratik Sol Parti (DSP) sıralarından büyük bir tepki yükseldi. Tutanaklarda, sıra kapaklarına vurulması ve yükselen gürültüler detaylıca yer aldı.

Dönemin Geçici Meclis Başkanı Ali Rıza Septioğlu’nun yönettiği oturumda, Milli Savunma Bakanı Hikmet Sami Türk söz alarak Kavakçı’nın kıyafetinin içtüzüğe aykırı olduğunu savundu ve dışarı çıkarılmasını talep etti. Tartışmaların alevlendiği anlarda, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit kürsüye gelerek Türk siyasi tarihine geçen o konuşmayı yaptı.

Ecevit’in tutanaklara geçen ifadeleri şöyleydi: "Türkiye'de, hanımların giyim kuşamına, başörtüsüne, özel yaşamlarında hiç kimse karışmıyor ancak, burası, hiç kimsenin özel yaşam mekanı değildir. Burası, devletin en yüce kurumudur. Burada görev yapanlar, devletin kurallarına, geleneklerine uymak zorundadırlar. Burası, devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen, bu hanıma haddini bildiriniz."

Bu konuşmanın ardından salondaki tansiyonun zirveye çıktığı, DSP milletvekillerinin "Dışarı" sloganları attığı ve oturuma ara verildiği kayıtlarda yer aldı.

Yemin Ettirilmedi, Vatandaşlıktan Çıkarıldı

Verilen aranın ardından devam eden oturumda yapılan yoklamada Kavakçı’nın salonda bulunmadığı tespit edildi ve milletvekili yemini etmesi fiilen engellenmiş oldu. Bu olayın ardından yaşanan süreçte Kavakçı, 13 Mayıs 1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlıktan çıkarıldı.

Kavakçı’nın milletvekili sıfatını hukuken geri kazanması ise yıllar sonra gerçekleşti. 26 Mayıs 2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile 1999 yılındaki vatandaşlıktan çıkarma kararı yürürlükten kaldırıldı.

13 Yıl Sonra Gelen İtiraf ve Yüzleşme

Olaylı günden tam 13 yıl sonra, Merve Kavakçı TBMM’ye bu kez farklı bir sıfatla davet edildi. 2012 yılında kurulan Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’na bilgi veren Kavakçı, yaşadıklarını "adı konmamış bir darbe" olarak nitelendirdi.

Komisyon tutanaklarına yansıyan beyanında Kavakçı, o gün sadece kendi hakkının değil, kendisine oy veren seçmenin temsil hakkının da gasp edildiğini vurguladı. Kavakçı, 13 yıl sonra meclis çatısı altında yaptığı konuşmada, "O gün Genel Kurul'da yaşananlar... Silahlı Kuvvetler gölgesinde, DSP güçlerinin Meclis çatısı altında üstlendiği bir darbedir" ifadelerini kullandı.

Dönemin tutanakları, sadece bir yemin krizini değil, Türkiye’de seçme ve seçilme hakkı, din ve vicdan hürriyeti ile meclis iradesinin vesayet altına alınma girişimini tarihsel bir belge olarak saklamaya devam ediyor.