Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda öğrencilerin becerilerini ölçmeye yönelik "Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu"nu hazırladı. Yeni doküman, merkezi sınavlardan ders kitaplarına kadar eğitimin tüm ölçme ve değerlendirme aşamalarında zorunlu temel kaynak olarak kullanılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), eğitimde ölçme ve değerlendirme süreçlerini beceri odaklı bir yapıya kavuşturmak amacıyla "Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu"nu tamamlayarak hayata geçirdi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geliştirilen kılavuz; okul geneli ortak yazılılarda, merkezi sınavlarda, ders kitaplarında ve yardımcı eğitim materyallerinin hazırlanmasında öncelikli başvuru kaynağı olacak.
MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen hazırlık sürecinde, 12 pilot ilde kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirildi. Temel eğitim düzeyinde altıncı sınıf, ortaöğretim düzeyinde ise onuncu sınıf olmak üzere toplam 14 bin 556 öğrencinin katıldığı pilot sınavların ardından veriler analiz edildi. Öğrencilerle yapılan bilişsel görüşmelerin sonuçları doğrultusunda son şeklini alan kılavuza ilişkin resmi yazı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK), TÜBİTAK ve ÖSYM başta olmak üzere eğitim sisteminin tüm kurumlarına gönderildi.
Bakanlık tarafından paydaşlara iletilen yazıda, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin yalnızca bilgi düzeyini ölçen teknik uygulamalar olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulandı. Yeni kılavuzla birlikte, öğrencilerin edindikleri bilgileri günlük yaşamdaki yeni ve otantik durumlara ne ölçüde transfer edebildiklerinin ve problem çözmede nasıl kullanabildiklerinin ölçülmesi hedefleniyor. Kılavuza göre bağlam temelli sorular; öğrencilerin metin, veri seti, görsel veya senaryo gibi anlamlı bir içerikle karşılaşarak kendi yorumlarını katmalarını ve karar vermelerini gerektiren bir yapıda kurgulanıyor.
Çok sayıda akademisyen ve eğitim uzmanının katkısıyla hazırlanan doküman, soru yazım süreçlerindeki yapısal sorunları gidermeyi ve ölçme-değerlendirme alanında ulusal düzeyde ortak bir dil oluşturmayı amaçlıyor. Öğretmenlerden eğitim yöneticilerine, soru yazarlarından ders kitabı hazırlayıcılarına kadar tüm eğitim kadrolarına rehberlik edecek olan kılavuzun, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından titizlikle uygulanması zorunlu kılındı. Yeni dönemin, öğrencilerin çok yönlü düşünme becerilerini destekleyen bütüncül bir eğitim anlayışını kalıcı hale getirmesi bekleniyor.