15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Mardin’de Kadim Zanaat Akademiye Taşındı: Tespih Sanatı Üniversiteli Oluyor

Mardin Artuklu Üniversitesi, tespih yapımını bir zanaat olmaktan çıkarıp akademik bir disipline dönüştürmek için dünyada bir ilke imza attı. YÖK onayıyla açılan özel program ve sertifikalı eğitimlerle, binlerce yıllık gelenek usta ellerde bilimsel metotlarla geleceğe taşınıyor.

Paylaş:
Mardin’de Kadim Zanaat Akademiye Taşındı: Tespih Sanatı Üniversiteli Oluyor

Mardin Artuklu Üniversitesi, tespih yapımını bir zanaat olmaktan çıkarıp akademik bir disipline dönüştürmek için dünyada bir ilke imza attı. YÖK onayıyla açılan özel program ve sertifikalı eğitimlerle, binlerce yıllık gelenek usta ellerde bilimsel metotlarla geleceğe taşınıyor.

Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ), bölgenin kültürel mirasında önemli bir yer tutan tespihçiliği akademik çatı altına aldı. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) onayıyla Meslek Yüksekokulu bünyesinde hayata geçirilen "Tespih Tasarımı ve İmalatı Programı", bu alanda dünyada akademik düzeyde eğitim veren ilk programlardan biri olma özelliği taşıyor. Üniversite, sadece teorik eğitimle kalmayıp Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (MAUSEM) aracılığıyla düzenlediği sertifikalı kurslarla da sektöre diplomalı ustalar yetiştirmeye başladı.

Kontenjan İkiye Katlandı, İlgi Büyük

Tesbihçiler Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu işbirliğiyle başlatılan "Tespih Yapım ve Tasarım Teknikleri Eğitimi" yoğun ilgi gördü. Başvuruların beklenenin çok üzerinde olması nedeniyle üniversite yönetimi, başlangıçta 12 kişi olarak belirlenen kontenjanı 24’e yükselterek eğitimi iki kur şeklinde planladı.

Rektörlük binasının alt katında kurulan özel atölyede, aralarında akademisyenler, heykeltıraşlar, esnaflar ve öğrencilerin de bulunduğu kursiyerler, 3 ay sürecek yoğun bir eğitim sürecine girdi. Eğitimlerde kursiyerlere; ölçü, form, renk uyumu, dizim teknikleri ve özgün tasarım süreçleri hem teorik hem de uygulamalı olarak aktarılıyor.

"Dünyada İlk Kez Bir Sanat Dalı Olarak İnceleniyor"

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, projenin sadece yerel bir kültürü yaşatmakla kalmayıp, bu alanı akademik bir disipline dönüştürmeyi hedeflediğini vurguladı. Tespihin arkeolojik kazılarda rastlanan en eski sanat formlarından biri olduğunu belirten Özcoşar, şunları kaydetti:

"Tespih, insanlık tarihinin en kadim dönemlerinden beri inancı ve itikadı temsil eden bir obje. Biz üniversite olarak Mardin’in bu güçlü altyapısını akademik bir çalışma alanına dönüştürme stratejisi izliyoruz. Daha önce telkari için attığımız adımı şimdi tespih için atıyoruz. Kurduğumuz bu atölye ve akademik program, tespihin sadece bir el sanatı değil, akademik bir sanat dalı olarak ele alındığı dünyadaki ilk örneklerden biri."

Körfez Ülkelerine İhracat Potansiyeli

Tespih üretiminin sanatsal değerinin yanı sıra ciddi bir ekonomik potansiyeli olduğuna da dikkat çeken Rektör Özcoşar, Mardinli ustaların özellikle Körfez ülkelerindeki pazar payına işaret etti. Özcoşar, "Mardin şu an tespih sektöründe Körfez pazarında oldukça etkili. Bu girişimin, şehrimize ihracat kapılarını daha geniş açacak bir ekonomik boyutu da var" değerlendirmesinde bulundu.

Diplomalı Ustalar Yetişiyor

Eğitim programının paydaşlarından Tesbihçiler Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Mardin İl Başkanı Yusuf Tedik, üniversite ile yapılan işbirliğinin sektör için tarihi bir adım olduğunu belirtti. Tedik, "Mezun olan kursiyerlerimiz, dünyada ilk kez bir üniversiteden ustalık belgesi alma şansına sahip olacak. Bu akademik dokunuş, tespih sanatının uluslararası arenada hak ettiği değeri görmesini sağlayacak" ifadelerini kullandı.

Zanaattan Sanata Dönüşüm

Eğitmen ve tespih sanatçıları Ahmet Özkurt ile İbrahim Çamurdaş’ın yönetimindeki kurslarda, tespih yapımı sabır ve estetikle buluşuyor. 14 yıldır bu sanatla uğraşan İbrahim Çamurdaş, hedeflerinin tespihçiliği basit bir zanaat algısından kurtarıp kültürel bir miras ve sanat dalı olarak tescillemek olduğunu söyledi.

Kursiyerlerden heykeltıraş ve akademisyen Sümeyra Doğru Karacadağ ise farklı disiplinlerden gelen katılımcıların atölyeye zenginlik kattığını belirterek, "Bu alanda uzmanlaşmak ve akademik bir zeminde ilerlemek için buradayım" dedi. Baba mesleğini sürdürmek isteyen kursiyer Hüseyin Altınkaya da alaylı ustalığını akademik eğitimle taçlandırmak için kursa katıldığını ifade etti.