Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm ambarı Manisa’da üreticiler, asmaların “su yürüme” dönemi öncesinde bağlara indi. Rekolte ve kaliteyi doğrudan belirleyen kritik budama işlemi için binlerce dekarlık alanda hummalı bir çalışma yürütülüyor.
Türkiye'nin çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin neredeyse tamamının karşılandığı Manisa ovalarında, kış uykusundan uyanmaya hazırlanan bağlarda yeni sezon telaşı başladı. Sonbahardaki bağ bozumunun ardından dinlenmeye bırakılan asmalar, bahar aylarıyla birlikte yaşanacak canlanma öncesinde şekillendiriliyor. Bölge ekonomisinin can damarı olan üzümde verimi ve kaliteyi artırmak isteyen üreticiler, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte makas başı yapıyor.
Rekoltenin Kaderi Makasın Ucunda
Yıllık ortalama 300 bin tonluk rekolteyle dünya kuru üzüm piyasasında söz sahibi olan Manisa’da, budama işlemi sıradan bir tarımsal faaliyetten öte, stratejik bir öneme sahip. Uzmanlar ve tecrübeli çiftçiler, asmaların doğru budanmasının gelecek sezonun verimini doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.
Sahadaki çalışmalarda iş bölümü titizlikle uygulanıyor. Genellikle erkek işçiler, asmaların formunu belirleyen kesim işlemini üstlenirken, kadın işçiler kesilen veya bırakılan dalların tellere bağlanması (askı) ve temizlik işlerini yürütüyor. İşçiler, gelecek sezonun meyve yükünü taşıyacak olan sağlıklı, taze ve üzerinde meyve gözü (tomurcuk) fazla olan çubukları özenle seçiyor. Hastalıklı, zayıf veya yaşlanmış dallar ise gövdeden uzaklaştırılıyor.
Her Parçası Ekonomiye Kazandırılıyor
Manisa bağcılığında "atık" kavramına yer yok. Üzümü ve yaprağıyla ihracat rekorları kıran asmanın, budama artığı olan dalları da kırsal kalkınmada rol oynuyor. Kesilen çubuklar tarlada bırakılmayıp toplanıyor ve kurutulma işleminden geçiriliyor. Bölge halkı bu dalları kış aylarında yakacak olarak kullanarak aile bütçesine katkı sağlıyor veya fırınlara yakıt olarak satıyor.
"Gelecek Yılın Mahsulünü Şekillendiriyoruz"
Turgutlu ilçesindeki arazilerinde ailesiyle birlikte üretim yapan çiftçi Burcu Sever Özgenç, bağcılıkta takvimin hiç durmadığını belirtti. Hasat biter bitmez toprağın ve asmanın bakım sürecinin başladığını ifade eden Özgenç, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bağcılık sabır ve devamlılık ister. Şu an yaptığımız işlem, sadece bu yılın değil, asmanın ömrünün de sigortası. Yeni mahsul için en güçlü, en verimli olacağına inandığımız dalları bırakıyoruz. Mayıs ayı geldiğinde bu bıraktığımız dallar yeşerecek, yapraklarını toplayacağız ve ardından üzüm hasadına hazırlanacağız. Asmanın üzümü, yaprağı, hatta kestiğimiz çubuğu bile bizim için kıymetlidir."
Bölge genelinde devam eden budama çalışmalarının, asmalara "su yürümesi" olarak bilinen uyanış evresine kadar tamamlanması hedefleniyor.