15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

Malezyalı Kriz Yönetimi Uzmanı Abdullah'tan Türkiye'nin Küresel İletişim Vizyonuna Vurgu

Malezya Kriz Yönetim Merkezi Kurucusu Nordin Abdullah, İstanbul'da düzenlenen STRATCOM 2026 zirvesinde iki ülke arasındaki güçlü bağlara dikkat çekerek, Türkiye'nin iletişim alanındaki stratejik liderliğine ve dezenformasyonla mücadeledeki kararlı duruşuna övgüde bulundu.

Paylaş:
Malezyalı Kriz Yönetimi Uzmanı Abdullah'tan Türkiye'nin Küresel İletişim Vizyonuna Vurgu

Malezya Kriz Yönetim Merkezi Kurucusu Nordin Abdullah, İstanbul'da düzenlenen STRATCOM 2026 zirvesinde iki ülke arasındaki güçlü bağlara dikkat çekerek, Türkiye'nin iletişim alanındaki stratejik liderliğine ve dezenformasyonla mücadeledeki kararlı duruşuna övgüde bulundu.

İstanbul'da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından organize edilen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM Zirvesi) 2026, dünyanın farklı bölgelerinden küresel kriz yöneticilerini ve iletişim uzmanlarını bir araya getirdi. Zirveye Malezya'yı temsilen katılan Kriz Yönetim Merkezi Kurucusu Nordin Abdullah, Türkiye ile Malezya arasındaki ikili ilişkiler ve küresel iletişim stratejileri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.

Abdullah, Malezya ile Türkiye arasında hem siyasi düzlemde hem de halklar nezdinde son derece sağlam bir ilişki inşa edildiğini vurguladı. Coğrafi uzaklıklara rağmen iki ülkenin iletişim alanında ortak bir yaklaşıma sahip olduğunu belirten Abdullah, bu bağların uluslararası platformlarda da sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sağladığına işaret etti.

Türkiye'nin Liderlik Vizyonu

Türkiye'nin küresel iletişim alanında öncü bir rol üstlendiğine dikkat çeken Abdullah, ülkenin içinde bulunduğu zorlu coğrafyada sergilediği stratejik duruşun önemini anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bölgesel barış ve istikrara yönelik hedeflerini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Abdullah, Türkiye'nin nerede konumlanması gerektiği ve barışı nasıl teşvik edeceği konusunda çok net bir vizyon sergilediğini ifade etti.

Zirvede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yaptığı konuşmaya da değinen Malezyalı uzman, Türkiye'nin entelektüel ve düşünsel liderlik kapasitesini açıkça ortaya koyduğunu kaydetti. Abdullah, söz konusu tutumun sadece ülkenin kendi iç dinamiklerinde değil, kendi ayakları üzerinde durmakta zorlanan ve yardıma ihtiyaç duyan diğer aktörler için de kilit bir liderlik örneği olduğunu savundu.

Dezenformasyon Bir "İş Modeli" Haline Geldi

Günümüz küresel iletişim sisteminin en büyük tehditlerinden birinin dezenformasyon ve yanlış bilgilendirme olduğuna dikkat çeken Abdullah, manipülasyonun artık başlı başına bir endüstriye dönüştüğü uyarısında bulundu. Şirketlerin ve devlet dışı aktörlerin dezenformasyonu sistematik bir iş modeli olarak benimsediğini aktaran Abdullah, meşru işletmelerin ve dev sosyal medya platformlarının dahi algoritmalar ve reklamlar yoluyla bu manipülasyon ağının bir parçası haline gelebildiğini söyledi.

Özellikle yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte küresel sistemin "binlerce algoritmanın savaşı"na sahne olduğunu belirten uzman isim, akademi, iş dünyası ve hükümetlerin bu tehlikeye karşı ortak hareket etmesi ve konuyu derinlemesine analiz etmesi gerektiğinin altını çizdi. Abdullah, küresel iletişim dinamiklerinin ele alındığı böylesi stratejik zirvelerin, uluslararası bilgi güvenliğini sağlama konusunda son derece kritik bir rol oynadığını sözlerine ekledi.