15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Lübnan’da Kritik Eşik: Silahsızlanma Planında ‘Kuzey Litani’ Belirsizliği

Beyrut yönetimi ve ordu, Litani Nehri’nin güneyindeki güvenliği sağlama sürecini tamamlarken, silahların toplanmasını öngören planın ikinci aşaması siyasi ve askeri engellere takıldı. Gözler, ordunun sunacağı raporda.

Paylaş:
Lübnan’da Kritik Eşik: Silahsızlanma Planında ‘Kuzey Litani’ Belirsizliği

Beyrut yönetimi ve ordu, Litani Nehri’nin güneyindeki güvenliği sağlama sürecini tamamlarken, silahların toplanmasını öngören planın ikinci aşaması siyasi ve askeri engellere takıldı. Gözler, ordunun sunacağı raporda.

Lübnan, İsrail ile Kasım 2024’te varılan ateşkes anlaşmasının ardından girdiği kritik silahsızlanma sürecinde yeni bir yol ayrımına geldi. Hükümetin onayladığı ve Litani Nehri’nin güneyinden başlayarak tüm ülkede silahların devlet tekeline alınmasını öngören 5 aşamalı planda, ilk safhanın sonuna gelindi. Ancak 2026 yılına girilmesiyle birlikte, sürecin en zorlu kısmı olan "İkinci Aşama" (Kuzey Litani) konusunda siyasi bir kararsızlık ve güvenlik endişesi hakim.

İlk Aşama Tamamlanmak Üzere

Lübnan Bakanlar Kurulu’nun geçtiğimiz yıl ağustos ayında orduya verdiği yetki ve eylül ayında onayladığı kapsamlı plan, Litani Nehri’nin güneyindeki silahların 2025 yılı sonuna kadar toplanmasını hedefliyordu. Lübnan ordusu, ateşkes şartları gereği bu bölgedeki askeri varlığını artırarak konuşlanmasını genişletti.

Sürecin askeri kanadını yürüten General Rudolf Heykel, 23 Aralık’ta yaptığı açıklamada, planın ilk aşamasının tamamlanmak üzere olduğunu duyurmuştu. Heykel, devletin silah tekeli hedefinden geri adım atılmayacağını vurgulasa da, sahadaki takvimin işleyişi siyasi iradenin atacağı adımlara bağlı görünüyor.

İkinci Aşama: Kuzey Litani Çıkmazı

Planın kağıt üzerinde kalan ikinci aşaması, Litani Nehri’nin kuzeyindeki bölgelerde de silahların toplanmasını öngörüyor. Ancak bu geçiş, henüz somut bir siyasi karara bağlanmış değil.

Beyrut’taki kaynaklar, hükümetin ve Ateşkesi Denetleme Komitesi’nin, ordunun güneydeki faaliyetlerine dair sunacağı kapsamlı raporu beklediğini belirtiyor. Gazeteci yazar Alan Serkis, "Litani’nin kuzeyine geçiş için şu ana kadar alınmış bir siyasi karar yok" diyerek, devletin güneydeki konuşlanma raporunu görmeden bir sonraki adımı atmakta tereddüt ettiğine dikkat çekiyor.

Serkis’e göre bu gecikme, Lübnan için ağır bir bedel doğurabilir. Arap ve uluslararası kamuoyuna karşı yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanan Beyrut yönetimi, sürecin uzaması halinde yeni bir savaş ihtimaliyle karşı karşıya kalabilir.

İsrail ve %%ENTITY:d00925f7-af73-4134-9f4a-2410d40e5aed:Hizbullah%% Arasında "Yükümlülük" Tartışması

Sürecin tıkanmasındaki en büyük etkenlerden biri, ateşkesin tarafları arasındaki karşılıklı suçlamalar. Emekli asker ve strateji uzmanı Hişam Cabir, Lübnan devletinin elinden gelenin fazlasını yaptığını ancak İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunuyor.

Cabir’e göre, Litani’nin güneyi büyük ölçüde devlet kontrolüne girmiş olsa da, İsrail ordusu sınırdaki bazı noktalarda Lübnan askerinin tam konuşlanmasını engelliyor ve sivil halkın evlerine dönüşüne izin vermiyor. Cabir, "İkinci aşamaya geçilebilmesi için İsrail’in saldırılarını durdurması ve işgal ettiği noktalardan geri çekilmesi şart" değerlendirmesinde bulunuyor.

Öte yandan Hizbullah kanadı, İsrail’in ateşkese uymadığını gerekçe göstererek silahlarını teslim etmeyi reddediyor. Örgüt, İsrail tehdidi sürdüğü müddetçe silahlanmanın bir zorunluluk olduğunu savunuyor.

"Geniş Çaplı Saldırı" Tehdidi

Bölgedeki gerilimi tırmandıran bir diğer unsur ise İsrail basınında yer alan iddialar. Tel Aviv yönetiminin, Lübnan’ın 2025 sonuna kadar Hizbullah’ı silahsızlandırma taahhüdünü yerine getirmemesi halinde, "geniş çaplı bir saldırı" planını devreye sokmaya hazırlandığı öne sürülüyor.

Lübnan şimdi, ordunun sunacağı rapor ve hükümetin vereceği kararla, ya silahsızlanma planının en zorlu virajını dönecek ya da ateşkesin çökme riskiyle yüzleşecek.