28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Lübnan Müstakbel Hareketi'nden Ankara'ya Övgü: "Bölgesel İstikrarın Kilit Aktörü Türkiye"

Lübnan'ın en büyük Sünni siyasi oluşumu Müstakbel Hareketi Genel Sekreteri Ahmed Hariri, Suriye'deki rejim değişikliği sonrası oluşan yeni denklemde Türkiye'nin oynadığı yapıcı role dikkat çekti. Hariri, Ankara'nın hem Suriye'nin kuzeyindeki istikrar çabalarını hem de Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ilişkileri "bölgesel güvenlik için hayati" olarak nitelendirdi.

Paylaş:
Lübnan Müstakbel Hareketi'nden Ankara'ya Övgü: "Bölgesel İstikrarın Kilit Aktörü Türkiye"

Lübnan'ın en büyük Sünni siyasi oluşumu Müstakbel Hareketi Genel Sekreteri Ahmed Hariri, Suriye'deki rejim değişikliği sonrası oluşan yeni denklemde Türkiye'nin oynadığı yapıcı role dikkat çekti. Hariri, Ankara'nın hem Suriye'nin kuzeyindeki istikrar çabalarını hem de Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ilişkileri "bölgesel güvenlik için hayati" olarak nitelendirdi.

BEYRUT — Lübnan siyasetinin önemli aktörlerinden Müstakbel Hareketi Genel Sekreteri Ahmed Hariri, eski Başbakan Refik Hariri'nin suikastla öldürülmesinin 21. yıl dönümü vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, bölgedeki stratejik dönüşümlere ve Türkiye'nin artan etkisine geniş yer ayırdı. Hariri, özellikle Suriye'de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından yaşanan geçiş sürecinde, Ankara'nın üstlendiği rolün "takdire şayan" olduğunu vurguladı.

"Türkiye Boşluğu Dolduruyor"

Müstakbel Hareketi'nin siyasi faaliyetlerini askıya aldığı 2022 yılından bu yana bölgede köklü değişimler yaşandığını belirten Hariri, 2024 yılı sonunda Şam'da yaşanan yönetim değişikliğinin tarihi bir kırılma noktası olduğunu ifade etti. Hariri, "Suriye'deki bu hassas geçiş sürecinde istikrarın korunması adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Türkiye'nin ortaya koyduğu irade teşekkürü hak ediyor," dedi.

Hariri, Suriye'nin onyıllar sonra ilk kez kendi içinde ve komşularıyla barışık bir istikrar arayışında olduğunu belirterek, bu sürecin Lübnan'ın iç dengelerine de olumlu yansıyacağını savundu. Geçmişte Şam yönetiminin Lübnan için bir "rahatsızlık kaynağı" olduğunu hatırlatan Genel Sekreter, yeni dönemde iki ülke ilişkilerinin karşılıklı saygı temelinde yeniden inşa edilebileceğinin sinyallerini verdi.

Ankara-Riyad-Kahire Hattındaki Yakınlaşma

Bölgesel güç dengelerine de değinen Ahmed Hariri, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Mısır ile ilişkilerini normalleştirip derinleştirmesinin stratejik önemine dikkat çekti. Bu üç büyük bölge ülkesi arasındaki iş birliğinin, İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı "caydırıcı bir kalkan" oluşturduğunu belirten Hariri, şu ifadeleri kullandı:

"Bölgedeki büyük güçler arasındaki yakınlaşma son derece olumlu bir gelişmedir. Geçmişte yaşanan görüş ayrılıkları hepimiz için bir zayıflık oluşturuyordu. Ancak bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin ortak vizyonu, bölgeyi kısa ve uzun vadede koruyacak bir set çekmiştir."

Şam ile Yeni Dönem Sinyali

Lübnan ve Suriye arasındaki ilişkilerin geleceği hakkında da konuşan Hariri, Müstakbel Hareketi'nin Şam'a olası bir ziyareti konusunda kapıları kapatmadı. "Şam bugün dünya için istikrarın kapısıdır," diyen Hariri, Suriye'nin yeni yönetiminin başarılı olmasının Lübnan'ın da çıkarına olacağını vurguladı.

Hariri ayrıca, 14 Şubat anma etkinliklerinin, yaklaşan parlamento seçimleri öncesinde kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek, Hareketin lideri Saad Hariri'nin siyasi geleceğine dair beklentilerin sürdüğünü kaydetti. Seçimlerin ertelenmesinin söz konusu olmadığını belirten Hariri, Müstakbel tabanının sandığa gitmeye hazırlandığını dile getirdi.