Yatırımcısına yüzde 220 oranında kazanç sağlayarak 2025 yılının borsa şampiyonlarından biri olan ASELSAN, Güney Koreli ve Alman rakiplerini geride bırakırken Borsa İstanbul’da 1 trilyon lira piyasa değerini aşan ilk şirket olarak tarihe geçti.
Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler ve yükselen savunma bütçeleri, 2025 yılında savunma sanayii hisselerini yatırımcıların güvenli limanı haline getirdi. Avrupa’dan Asya’ya kadar birçok ülke savunma harcamalarını rekor seviyelere çıkarırken, bu küresel rüzgârı en iyi değerlendiren şirketlerin başında ASELSAN geldi. Türk savunma sanayiinin amiral gemisi, geçtiğimiz yıl sergilediği borsa performansıyla dünyanın en büyük savunma şirketlerini geride bırakarak küresel bir başarıya imza attı.
%%ENTITY:130863db-749a-4e52-970e-4192aaad86e4:Borsa İstanbul%%'da Tarihi Rekor
ASELSAN, 2025 yılını yatırımcılarına yüzde 220 oranında getiri sağlayarak tamamladı. Bu olağanüstü performans, şirketi sadece savunma sektörünün değil, genel borsa endekslerinin de yıldızı yaptı. Şirket, Borsa İstanbul’da piyasa değeri 1 trilyon lirayı aşan ilk şirket olma unvanını elde ederek finansal tarih sayfalarındaki yerini aldı. Yıl sonunda şirketin piyasa değeri 1 trilyon 56 milyar 552 milyon lira seviyesine ulaştı.
Dünya Devlerine Fark Attı
Küresel savunma sanayii devlerinin 2025 yılı performansları incelendiğinde, ASELSAN’ın başarısı daha net görülüyor. Listenin ikinci sırasında yüzde 188,2 getiri ile Güney Koreli Hanwha Aerospace yer alırken, onu Ukrayna savaşının etkisiyle sipariş rekorları kıran Alman Rheinmetall yüzde 152,7 artışla takip etti.
Diğer önemli küresel oyuncuların performansları ise şöyle sıralandı:
- Saab (İsveç): %130
- Rolls-Royce (İngiltere): %102,3
- Leonardo (İtalya): %89,6
- Mitsubishi Heavy (Japonya): %72,7
- RTX Corporation (ABD): %58,5
- BAE Systems (İngiltere): %49,2
Öte yandan, ABD'li dev Lockheed Martin yılı yüzde 0,5 değer kaybıyla kapatarak sektördeki genel yükseliş eğiliminin gerisinde kaldı.
Teknoloji Odaklı Dönüşümün Meyveleri
Yatırımcıların geleneksel mühimmat ve araç üreticilerinden ziyade, yüksek teknoloji geliştiren şirketlere yönelmesi ASELSAN’ın öne çıkmasındaki en büyük etkenlerden biri oldu. Şirketin AESA teknolojisine sahip yeni nesil radarlar, elektronik harp sistemleri, elektro-optik çözümler ve yapay zeka destekli otonom sistemler üzerine yaptığı yatırımlar, küresel piyasalarda karşılık buldu.
Bu teknolojik yetkinlik, şirketin ihracat haritasını da genişletti. Geçtiğimiz yıl portföyüne 3 yeni ülke daha ekleyen ASELSAN, ürünlerini ihraç ettiği ülke sayısını 95’e çıkardı. Dünyanın en değerli ilk 20, Avrupa’nın ise en değerli ilk 10 savunma şirketi arasına giren şirket, millileştirme hamlelerine de hız kesmeden devam etti. 2025 yılında tedarikçi ekosistemiyle birlikte 103 ürün daha millileştirilirken, yerli tedarikçilere verilen sipariş tutarı bir önceki yıla göre yüzde 82 artış gösterdi.
Küresel Konjonktür Sektörü Destekliyor
Savunma hisselerindeki bu genel yükselişin arkasında, değişen küresel güvenlik mimarisi yatıyor. Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi ve NATO üyelerinin savunma harcamalarını Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 5’ine kadar çıkarma taahhütleri, sektöre olan para akışını hızlandırdı.
Ayrıca, ABD’de Donald Trump’ın başkan seçilmesiyle birlikte Avrupa’nın kendi savunma başlığında daha fazla sorumluluk alması gerektiği yönündeki beklentiler, kıta genelindeki savunma şirketlerinin değerlemelerini yukarı çekti. Asya pasifik bölgesindeki gerilimler ve Hindistan-Pakistan hattındaki hareketlilik de savunma harcamalarının artacağının sinyallerini vererek sektörel büyümeyi destekledi.
Borsa İstanbul'daki Diğer Şirketlerin Durumu
ASELSAN’ın rekor kırdığı 2025 yılında, Borsa İstanbul’da işlem gören diğer savunma ve teknoloji şirketleri karışık bir seyir izledi. Papilon Savunma yatırımcısına yüzde 21, Otokar yüzde 0,3 kazandırırken; SDT Uzay ve Savunma yüzde 16,9, Onur Yüksek Teknoloji yüzde 20 ve Altınay Savunma yüzde 24,3 oranında değer kaybetti. Bu ayrışma, yatırımcıların sektör genelinden ziyade, sürdürülebilir büyüme hikayesi ve teknolojik derinliği olan şirketleri tercih ettiğini ortaya koydu.