Türk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen küresel çapta ağır bir bilançosu olduğunu belirterek, korunmada aşılama ve düzenli taramanın hayati önem taşıdığını vurguladı.
Dünya genelinde kadın sağlığını tehdit eden en önemli unsurlardan biri olan rahim ağzı kanseri, erken teşhis ve aşılama imkanlarına rağmen can almaya devam ediyor. Rahim ağzı kanseri farkındalık ayı kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Türk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, hastalığın küresel boyutuna dikkat çekerek mevcut tabloyu gözler önüne serdi.
Yılda 662 Bin Yeni Vaka
Prof. Dr. Dursun, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine atıfta bulunarak, dünya genelinde her yıl yaklaşık 662 bin kadına rahim ağzı kanseri teşhisi konulduğunu açıkladı. Bu vakaların seyri incelendiğinde ise tablonun ciddiyeti daha net anlaşılıyor; teşhis konulan hastaların yaklaşık 350 bini her yıl bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor.
Hastalığın coğrafi dağılımındaki eşitsizliğe de işaret eden Dursun, vakaların büyük çoğunluğunun sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu bölgelerde yoğunlaştığını belirtti. Dursun, "Dünyada görülen tüm vakaların yüzde 80'i az gelişmiş ve kaynakları sınırlı ülkelerde görülmektedir" diyerek, gelişmişlik düzeyi ile hastalık riski arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekti.
Kanserlerin Yüzde 5'inin Kaynağı HPV
Rahim ağzı kanserinin temel tetikleyicisi olan Human Papilloma Virüs (HPV) hakkında da detaylı bilgiler veren Prof. Dr. Dursun, virüsün 200'den fazla farklı tipi bulunduğunu hatırlattı. Başta genital bölge olmak üzere vücudun çeşitli yerlerinde siğil ve hücre çoğalmasına neden olan bu virüs, dünyada enfeksiyon kaynaklı tüm kanserlerin yüzde 5'inden sorumlu tutuluyor.
HPV'nin neden olduğu kanser türlerinin sadece kadınları etkilemediğini, ancak yükün büyük kısmının kadınlarda olduğunu vurgulayan Dursun, şu istatistikleri paylaştı:
"HPV kaynaklı kanserler hesaplandığında, bu virüs dünyada her yıl toplam 1,5 milyon kanser vakasına neden olmaktadır. Bu vakaların 582 bini erkeklerde, 922 bini ise kadınlarda görülmektedir."
En Etkili Korunma Yolu: Aşılama
Hastalıkla mücadelede en güçlü silahın aşılama olduğunu belirten Dursun, HPV aşılarının kansere yol açtığı bilinen etkenlere karşı özel olarak geliştirildiğini ifade etti. Türkiye'de de erişilebilir olan bu aşıların, hastalığın önlenmesinde kritik bir rol oynadığının altını çizen Dursun, "Şu anda ülkemizde HPV'ye karşı etkili aşılarda 4'lü ve 9'lu aşı bulunmaktadır" bilgisini verdi.
Türkiye'de Ücretsiz Tarama İmkanı
Türkiye'nin rahim ağzı kanseri ile mücadeledeki konumunu değerlendiren Prof. Dr. Polat Dursun, tanı ve tedavi süreçlerinde dünya standartlarında hizmet verildiğini belirtti. Dünyada uygulanan tüm tanısal ve tedavi edici işlemlerin Türk hekimleri tarafından başarıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Dursun, Türkiye'nin bu alanda "son derece iyi bir noktada" olduğunu ifade etti.
Erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne dikkat çeken Dursun, Sağlık Bakanlığı'na bağlı Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri'nde (KETEM) yürütülen tarama programlarını hatırlattı. Dursun, "Türkiye'de HPV taraması, KETEM'lerde 30-65 yaş arası kadınlara ücretsiz yapılmaktadır. Bu tarama programı, dünyadaki pek çok ülkeden daha önce başlatılmış olup başarıyla sürdürülmektedir" diyerek, risk grubundaki tüm kadınları tarama testlerini yaptırmaya davet etti.