Jeopolitik risklerin gölgesinde mart ayına giren küresel ekonomide, Fed’in faiz indirim zamanlaması ve İngiltere’den beklenen faiz hamlesi piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Küresel piyasalar, jeopolitik gerilimlerin ve inatçı enflasyonist baskıların gölgesinde yılın en yoğun veri ve karar haftalarından biri olan mart ayına hazırlanıyor. ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) başta olmak üzere dünyanın önde gelen para otoritelerinin alacağı kararlar, yılın geri kalanındaki ekonomik rotayı belirleyecek.
Fed’de "Bekle-Gör" Politikası Sürüyor
Yatırımcıların dikkati ilk olarak 18 Mart’ta açıklanacak olan Fed kararında olacak. ABD’de istihdam piyasasındaki ılımlı seyir ve risklerin azaldığına işaret eden veriler, bankanın elini rahatlatsa da mart toplantısında bir faiz değişikliği beklenmiyor. Piyasa aktörleri, Fed’in politika faizini sabit tutacağına kesin gözüyle bakarken, odak noktası karar metnindeki satır araları ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın vereceği mesajlar olacak.
Yılın ilk yarısı için faiz indirimi beklentileri zayıflarken, piyasalardaki genel konsensüs ilk indirimin haziran ayında gerçekleşebileceği yönünde. Ayrıca mayıs ayında görev süresi dolacak olan Powell’ın koltuğunu kime devredeceği ve yeni yönetimin izleyeceği strateji, uzun vadeli projeksiyonlarda belirleyici bir faktör olarak öne çıkıyor.
Avrupa’da Savunma Harcamaları ve Enflasyon Dengesi
Avrupa kanadında ise gözler 19 Mart’ta toplanacak olan Avrupa Merkez Bankası’na (ECB) çevrildi. Avro Bölgesi’nde ocak ayı enflasyonunun yüzde 1,7 ile hedeflere yakın gelmesine rağmen, bankanın temkinli duruşunu koruması bekleniyor. Özellikle savunma sanayisine yönelik artması beklenen kamu harcamalarının oluşturabileceği yeni enflasyonist baskılar, ECB’nin faiz indirimine gitme ihtimalini zayıflatıyor. Piyasalar, bankanın üç temel politika faizini sabit bırakacağını fiyatlıyor.
İngiltere’de Faiz İndirimi Masada
Mart ayının en dikkat çekici hamlesinin İngiltere Merkez Bankası’ndan (BoE) gelmesi bekleniyor. Enflasyonun ocak ayında yüzde 3,0 seviyesine gerilemesi ve ana eğilimdeki düşüş, Banka’nın gevşeme adımları atması için alan açtı.
Piyasa verilerine göre, BoE’nin 19 Mart’taki toplantısında politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 3,50 seviyesine çekmesine yüzde 80 ihtimal veriliyor. Banka, en son Aralık 2025’te faiz indirimine gitmişti.
Japonya’da Normalleşme Sancısı
Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) 19 Mart toplantısında faiz oranlarını sabit tutması, ancak nisan ayı için faiz artış sinyali vermesi bekleniyor. Ocak ayında politika faizini yüzde 0,75’te tutan BoJ, küresel ticari belirsizlikler ve döviz piyasasındaki dalgalanmaları yakından izliyor. Bankanın 2026 mali yılı için enflasyon tahminini yukarı yönlü revize etmesi, sıkılaşma döngüsünün devam edeceği beklentilerini güçlendiriyor.
İç Piyasada Gözler TCMB’de
Yurt içinde ise tüm dikkatler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 12 Mart’ta açıklayacağı faiz kararına odaklanmış durumda. Ocak ayında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37’ye çeken TCMB’nin, şubat ayı enflasyon verileri ve ana eğilimdeki gelişmelere göre yol haritasını şekillendirmesi bekleniyor. Ekonomi yönetimi, gıda fiyatlarındaki oynaklık ve aylık enflasyonun seyrini yakından takip ederken, yatırımcılar karar metninde verilecek gelecek dönem mesajlarını bekliyor.