ABD'de açıklanan ve beklentileri aşan tarım dışı istihdam verileri, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim takvimine ilişkin belirsizlikleri artırdı. İşgücü piyasasındaki dirençli görünüm, piyasalarda risk iştahını baskılayarak karışık bir seyire neden oluyor.
Küresel piyasalar, ABD ekonomisinden gelen son veri akışının ardından yön bulmakta zorlanıyor. Yatırımcıların odak noktasında olan ABD tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde bir performans sergilemesi, Fed'in para politikasında gevşeme adımlarını erteleyebileceği endişesini güçlendirdi. Bu durum, hisse senedi piyasalarında temkinli bir duruşa yol açarken, dolar endeksi ve tahvil faizlerinde hareketliliği artırdı.
İstihdam Piyasası Soğumuyor
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Ocak ayında tarım dışı istihdam artışı 130 bin kişi olarak gerçekleşti. Piyasa beklentilerini aşan bu artışa paralel olarak, işsizlik oranı da yüzde 4,4 seviyesinden yüzde 4,3'e geriledi.
Enflasyonla mücadele sürecinde "soğuyan bir işgücü piyasası" arayan Fed için bu veriler, ekonominin hala sıcak olduğu sinyalini veriyor. Analistler, istihdamdaki bu güçlü seyrin, ücret artışları yoluyla enflasyonist baskıları canlı tutabileceğini ve bu nedenle Merkez Bankası'nın faiz indirimine gitmekte acele etmeyeceğini değerlendiriyor. Yarın açıklanacak Ocak ayı tüketici enflasyonu verisinin, Fed'in yol haritası için belirleyici olması bekleniyor.
Fed Yetkililerinden "Temkinli Olunmalı" Mesajı
Veri akışının yanı sıra Fed yetkililerinden gelen şahin tonlu açıklamalar da piyasaların radarında. Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid, faiz oranlarının erken düşürülmesinin enflasyonu yeniden tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Schmid, yaptığı değerlendirmede, "Enflasyon hedefine odaklanmaya devam etmeliyiz. Aksi takdirde uzun vadede enflasyonun yüzde 2 yerine yüzde 3'e yakın bir seviyede katılaşma riski bulunuyor," ifadelerini kullandı. Mevcut faiz oranlarının kısıtlayıcı düzeyde tutulmasının gerekliliğine vurgu yapan Schmid'in açıklamaları, piyasadaki "erken indirim" umutlarını zayıflattı.
Borsalarda Karışık Seyir
Bu gelişmelerin ışığında ABD borsaları günü karışık tamamladı. Nasdaq endeksi yüzde 0,16 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,13 değer kaybederken, S&P 500 endeksi yatay bir seyir izledi.
Avrupa borsalarında da benzer bir tablo hakim. İngiltere hariç genel olarak satıcılı bir seyir izlenirken, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) atacağı adımlar ve bölge ekonomisindeki durgunluk endişeleri yatırımcı kararlarını etkiliyor. Asya tarafında ise Japonya borsası, siyasi gelişmeler ve teknoloji hisselerindeki hareketlilikle pozitif ayrışarak yeni rekor seviyeleri test etti.
Altın ve Petrolde Son Durum
Güçlü dolar ve yüksek tahvil faizi ortamı emtia piyasalarını baskılamaya devam ediyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,18 seviyelerinde dengelenirken, dolar endeksi 96,9 seviyesine yükseldi. Bu durum, faiz getirisi olmayan altının cazibesini azalttı; altının ons fiyatı yüzde 0,3 düşüşle işlem görüyor.
Petrol fiyatları ise jeopolitik gelişmelerin etkisiyle dalgalı bir seyir izliyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin azalabileceğine dair beklentiler, Brent petrolün varil fiyatında hafif bir geri çekilmeye neden olarak fiyatları 69,2 dolar seviyesine çekti.
Yurt İçinde Gözler Merkez Bankası'nda
Yurt içi piyasalarda ise Borsa İstanbul BIST 100 endeksi günü yatay negatif bir seyirle tamamlarken, yatırımcıların dikkati Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıklayacağı yılın ilk Enflasyon Raporu'na çevrildi. Bankanın vereceği mesajlar ve yıl sonu enflasyon tahminlerindeki olası revizyonlar, Türk lirası varlıkların yönü açısından kritik önem taşıyor.