Londra Metal Borsası’nda işlem gören alüminyum, Fed’in faiz politikalarına yönelik beklentiler ve Çin’den gelen güçlü talep sinyalleriyle Nisan 2022’den bu yana en yüksek seviyesini test etti.
Sanayi üretiminin en kritik ham maddelerinden biri olan alüminyum, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Küresel piyasalarda artan talep ve arz tarafındaki endişelerin etkisiyle metalin ton başına fiyatı Londra Metal Borsası'nda (LME) 3 bin 225 dolar seviyesine kadar tırmandı. Bu rakam, Nisan 2022'den bu yana kaydedilen en yüksek değer olarak kayıtlara geçti.
Yılın ilk iki haftasında yüzde 6’nın üzerinde değer kazanan alüminyum, işlem gününün devamında 3 bin 186 dolar seviyelerinde dengelendi. Fiyatların bu denli yükselmesinde, özellikle makroekonomik beklentiler ve sektörel gelişmeler belirleyici rol oynuyor.
Fed ve Çin Etkisi Fiyatları Destekliyor
Piyasalardaki yukarı yönlü hareketin arkasındaki en güçlü itici güçlerden biri, ABD Merkez Bankası'na (Fed) yönelik faiz indirimi beklentileri oldu. ABD’de başkanlık koltuğundaki değişimin ve Donald Trump’ın atayacağı yeni Fed Başkanı ile birlikte faiz indirim sürecinin hızlanabileceği öngörüsü, emtia piyasalarında risk iştahını artırdı. Dolar endeksindeki zayıflama da dolarla fiyatlanan metalleri yatırımcılar için daha cazip hale getiriyor.
Öte yandan, dünyanın en büyük metal tüketicisi konumundaki Çin'den gelen haberler de piyasayı domine ediyor. Pekin yönetiminin ekonomiyi canlandırmak için attığı teşvik adımları ve deflasyonist baskılarla mücadele kapsamında üretim kapasitelerini dengeleme çabaları, alüminyum fiyatlarını yukarı çekiyor.
Yeşil Enerji ve Yapay Zeka Talebi
Alüminyum talebini körükleyen bir diğer önemli faktör ise küresel endüstrideki yapısal dönüşüm. Yeşil enerjiye geçiş süreci; güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve elektrikli araç bataryalarında alüminyum kullanımını zorunlu kılıyor. Buna ek olarak, son dönemde patlama yapan yapay zeka yatırımları, veri merkezleri ve enerji şebekelerinin inşasında bu metale duyulan ihtiyacı artırdı.
Konuya ilişkin piyasa değerlendirmeleri, arz tarafındaki sıkıntıların da fiyatlamalara dahil edildiğini gösteriyor. Madenlerde yaşanan üretim aksaklıkları ve küresel üretim hedeflerindeki aşağı yönlü revizyonlar, arzın talebi karşılamakta zorlanabileceği endişesini doğuruyor.
Uzmanlardan "İkinci Yarıda Toparlanma" Vurgusu
Piyasa uzmanları, 2026 yılının genelinde emtia talebinin canlı kalmasını bekliyor. Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, yaptığı değerlendirmelerde, özellikle Çin tarafındaki büyüme beklentilerinin alüminyum gibi otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinin ana girdisi olan metallere talebi artırdığını vurguladı.
Şirketlerin şimdiden yılın ikinci yarısındaki toparlanma beklentisiyle pozisyon aldığını belirten Ergezen, vadeli işlemlerde hacimlerin arttığına dikkat çekti. Rusya ve Çin gibi büyük üretici ülkelere yönelik tarife ve yaptırım endişelerinin de fiyatları yukarı yönlü baskılayan unsurlar arasında yer aldığı ifade ediliyor.