Dünyanın önde gelen 11 merkez bankası başkanı, ABD Adalet Bakanlığı’nın "cezai soruşturma" tehdidiyle karşı karşıya kalan Fed Başkanı Jerome Powell için benzeri görülmemiş bir ortak destek bildirisi yayımladı. Başkanlar, yargı sopasının para politikasını etkilemek için kullanıldığı uyarısında bulundu.
BUGÜNKÜ HABERLER / EKONOMİ SERVİSİ
Küresel finans sistemi, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Amerikan yönetimi arasında patlak veren ve uluslararası boyut kazanan tarihi bir gerilime sahne oluyor. Fed Başkanı Jerome Powell'ın, ABD Adalet Bakanlığı tarafından "cezai kovuşturma" ile tehdit edildiğini açıklamasının hemen ardından, dünya ekonomisine yön veren 11 merkez bankası başkanı olağanüstü bir dayanışma mesajı yayımladı.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) başkanlarının öncülük ettiği grup tarafından yayımlanan ortak bildiride, Powell’a yönelik baskıların kabul edilemez olduğu vurgulandı. Başkanlar, "Fed ve Başkanı Jerome Powell ile tam dayanışma içindeyiz" mesajını vererek, Washington'daki gelişmelerin sadece ABD’nin değil, küresel finansal istikrarın sorunu olduğuna işaret etti.
"Hukukun Üstünlüğü ve Bağımsızlık Tehdit Altında"
Berlin merkezli diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, 11 başkanın imzasını taşıyan metinde, merkez bankası bağımsızlığının pazarlık konusu edilemeyeceği sert bir dille ifade edildi. Bildiride şu çarpıcı ifadelere yer verildi:
"Merkez bankalarının bağımsızlığı, hizmet verdiğimiz vatandaşların çıkarları doğrultusunda fiyat, finansal ve ekonomik istikrarın temel taşıdır. Hukukun üstünlüğüne ve demokratik hesap verebilirliğe tam saygı gösterilerek bu bağımsızlığı korumak hayati önem taşımaktadır."
Küresel bankacılar, Powell'ın bugüne kadar görevini dürüstlükle ve kamu yararını gözeterek yerine getirdiğini belirterek, "Bizim için kendisi, birlikte çalışmış olan herkes tarafından en yüksek saygı gören, saygın bir meslektaşımızdır" değerlendirmesinde bulundu.
Krizin Perde Arkası: "Bina Tadilatı" Görünümlü Faiz Baskısı mı?
Washington ile Fed arasındaki ipleri koparan süreç, Fed Başkanı Powell'ın geçtiğimiz Cuma günü yaptığı şok açıklama ile kamuoyuna yansıdı. Powell, Adalet Bakanlığı'nın Fed'e bir büyük jüri celbi gönderdiğini ve kendisinin "cezai iddianame" ile tehdit edildiğini duyurmuştu.
Soruşturmanın görünürdeki gerekçesi, Powell'ın geçen yıl Haziran ayında Senato Bankacılık Komitesi'nde verdiği bir ifadeye dayanıyor. İddiaya göre soruşturma, Fed'in tarihi ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı bir projeyle ilgili teknik detaylara odaklanıyor. Ancak Powell, bu soruşturmanın "hukuki değil siyasi" olduğu görüşünde.
Powell: "Amaç Faiz Kararlarını Etkilemek"
Fed Başkanı, kendisine yöneltilen suçlamaların asıl nedeninin para politikası kararları olduğunu açıkça dile getirdi. "Fed Başkanı dahil hiç kimse hukukun üstünde değildir" diyen Powell, yaşananları "benzeri görülmemiş bir sindirme eylemi" olarak nitelendirdi.
Powell, yönetimin yargı gücünü kullanarak faiz oranlarına müdahale etmeye çalıştığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Cezai suçlama tehdidi, Fed'in faiz oranlarını Başkanın siyasi tercihlerine göre değil, halka neyin hizmet edeceğine dair en iyi değerlendirmemize dayanarak belirlemesinin bir sonucudur. Bu durum, para politikasının kanıtlara mı yoksa siyasi baskı ve yıldırma eylemlerine mi dayanacağı ile ilgilidir."
Fed Başkanı, baskılara boyun eğmeyeceğini ve görevini yalnızca fiyat istikrarı ve istihdam hedeflerine odaklanarak sürdüreceğini bildirdi. Küresel piyasalar şimdi, Washington'daki bu güç savaşının nasıl sonuçlanacağını ve merkez bankalarının ortak tepkisinin ABD yönetimi üzerinde bir geri adım yaratıp yaratmayacağını endişeyle takip ediyor.