Global Energy Monitor (GEM) tarafından yayımlanan son veriler, temiz enerji yatırımlarında ibrenin zengin G7 ülkelerinden gelişmekte olan ekonomilere döndüğünü ortaya koyuyor. Küresel rüzgar ve güneş kapasitesi 2025'te 4,9 teravat seviyesine ulaşırken, bu büyümenin motor gücünü Çin, Brezilya ve Hindistan oluşturuyor.
İSTANBUL – Küresel enerji piyasalarında dengeler değişiyor. Uzun yıllardır temiz enerji teknolojilerinin ve yatırımlarının öncüsü olarak görülen gelişmiş Batı ekonomileri, liderliği gelişmekte olan ülkelere kaptırdı. Uluslararası araştırma kuruluşu Global Energy Monitor (GEM) tarafından hazırlanan yeni analiz, dünya genelinde planlanan veya inşa halindeki rüzgar ve güneş enerjisi projelerinin toplam kapasitesinin 2025 yılında yüzde 11’lik bir artışla 4,9 teravat (TW) seviyesine yükseldiğini gösterdi.
Bu devasa kapasitenin 2,7 teravatlık kısmını rüzgar enerjisi projeleri oluştururken, güneş enerjisi projeleri 2,2 teravatlık paya sahip. Ancak raporda dikkat çeken en kritik detay, bu büyümenin coğrafi dağılımındaki radikal değişim oldu.
Çin Açık Ara Önde
Rapora göre, şu anda dünya genelinde fiilen inşaat aşamasında olan toplam 758 gigavatlık (GW) bir kapasite bulunuyor. Bu alanda Çin, tek başına üstlendiği projelerle küresel pazarı domine etmeye devam ediyor. Pekin yönetimi, halihazırda inşaatı süren 448 gigavatlık rüzgar ve güneş enerjisi projesine ev sahipliği yapıyor. Planlama aşamasındaki projeler de dahil edildiğinde, Çin’in toplam temiz enerji hattı 1,5 teravata ulaşıyor.
Yeni Güç Merkezleri: Latin Amerika ve Asya
Temiz enerji yarışında Çin'i takip eden ülkeler sıralaması da yatırım ekseninin kaydığını kanıtlar nitelikte. İnşa halinde veya planlama aşamasındaki proje stokunda Brezilya 401 gigavat ile ikinci sırada yer alırken, onu 368 gigavat ile Avustralya takip ediyor.
Listede öne çıkan diğer gelişmekte olan ekonomiler ise şöyle sıralanıyor:
- Hindistan: 234 gigavat
- Filipinler: 146 gigavat
Gelişmiş batı ekonomileri arasında üst sıralarda yer bulabilen nadir ülkelerden ABD 226 gigavat, İspanya ise 165 gigavatlık proje kapasitesiyle listede yer aldı.
G7 Ülkeleri Geride Kalıyor
Küresel servetin yaklaşık yarısını elinde bulunduran G7 ülkeleri (ABD, Almanya, İngiltere, Japonya, Fransa, Kanada, İtalya), temiz enerji kapasite artışında beklenen performansı sergileyemiyor. Analize göre, G7 ülkeleri küresel ölçekteki toplam planlanan kapasitenin yalnızca yüzde 11'ini oluşturabiliyor.
Daha da çarpıcı olan veri ise bu ülkelerin proje stokunun yerinde sayması. G7 grubunun toplam kapasite planları 2023 yılından bu yana neredeyse hiç değişmeyerek 520 gigavat seviyesinde kaldı. Uzmanlar, bu durgunluğu gelişmiş ekonomilerin açıkladıkları iddialı iklim hedefleri ile sahadaki uygulamaları arasında giderek açılan bir "uçurum" olarak nitelendiriyor.
"Liderlik El Değiştiriyor"
Raporu değerlendiren Global Energy Monitor Araştırma Analisti Diren Kocakuşak, sektördeki bu dönüşümün altını çizdi. Rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesindeki hızlı büyümeye dikkat çeken Kocakuşak, "Bu ivmenin büyük bir kısmı, bir zamanlar bu alanda sadece 'takipçi' olarak görülen ülkelerden geliyor" dedi.
Kocakuşak, zengin ülkelerin önündeki kritik yol ayrımına işaret ederek, "Şimdi asıl soru, daha zengin ülkelerin hedefleri ile uygulamaları arasındaki bu uçurumu kapatıp kapatmayacakları ya da hızla büyüyen bu stratejik sektördeki liderliği tamamen başkalarına bırakıp bırakmayacaklarıdır" ifadelerini kullandı.