Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD menşeli bir sürat teknesinden güvenlik güçlerine ateş açılması ve 4 kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan olayın ardından, ülkesinin terör ve paralı asker saldırılarına karşı egemenliğini sonuna kadar koruyacağını ilan etti.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ülke karasularında yaşanan ve dört kişinin ölümüyle sonuçlanan çatışmanın ardından hükümetinin duruşunu netleştiren önemli açıklamalarda bulundu. Diaz-Canel, güvenlik güçlerine ateş açan ve "dur" ihtarına uymayan gruba yönelik müdahalenin, ulusal egemenliğin korunması kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yapan Diaz-Canel, Küba’nın tarihsel olarak barışçıl bir tutum sergilediğini ancak güvenliğine yönelik tehditlere sessiz kalmayacağını belirtti. Devlet Başkanı, "Küba saldırmaz ve tehdit etmez. Bunu defalarca dile getirdik ve bugün bir kez daha teyit ediyoruz. Ancak Küba, ulusal egemenliğini ve istikrarını hedef alan her türlü terörist ve paralı asker saldırısına karşı kararlılık ve sarsılmaz duruşuyla kendisini savunacaktır" ifadelerini kullandı.
"Silahlı Sızma Girişimi" İddiası
Havana yönetiminden yapılan resmi bilgilendirmede, olaya karışan sürat teknesinin ABD çıkışlı olduğu ve teknede bulunan kişilerin ülkeye yasa dışı yollarla sızmaya çalıştığı kaydedildi. Hükümet yetkilileri, teknede bulunan toplam 10 kişiden çoğunun "suç ve şiddet geçmişi" olan, ABD'de ikamet eden silahlı Kübalılar olduğunu öne sürdü. Bu grubun adaya terör eylemleri gerçekleştirmek amacıyla geldiği iddia edildi.
Çatışma, güvenlik timlerinin şüpheli tekneye "dur" ihtarında bulunması, ancak teknedekilerin bu uyarıya ateşle karşılık vermesi üzerine patlak verdi. Çıkan çatışmada teknedeki 4 kişi hayatını kaybetti.
Dışişleri Bakanı Rodriguez: "1959'dan Beri Yüzleşiyoruz"
Konuya ilişkin bir diğer açıklama da Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez'den geldi. Rodriguez, yaşanan olayın münferit olmadığını savunarak, ABD kaynaklı sızma girişimlerinin tarihsel arka planına dikkat çekti. Bakan Rodriguez, "Küba, 1959'dan bu yana ABD kaynaklı çok sayıda terörist sızma ve saldırganlıkla yüzleşmek zorunda kaldı. Bu süreçte büyük can kayıpları, yaralanmalar ve hasarlar meydana geldi" değerlendirmesinde bulundu.
ABD Tarafından İnceleme Başlatıldı
Olayın ardından Washington cephesinden de ilk tepkiler geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Karayip ülkesi Saint Kitts ve Nevis'e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında konuya değindi. Rubio, olaydan haberdar olur olmaz inceleme başlattıklarını belirterek, ABD İç Güvenlik Bakanlığı ve Sahil Güvenlik birimlerinin sürece müdahil olduğunu ve araştırmaların sürdüğünü ifade etti.