Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD'nin adaya yönelik olası bir askeri müdahalesi durumunda sonuna kadar direneceklerini belirterek, Washington yönetiminin hiçbir meşru gerekçesi bulunmadığının altını çizdi.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Washington ile Havana arasında petrol ambargosu nedeniyle tırmanan gerilimin gölgesinde Amerikan medyasına dikkat çekici açıklamalarda bulundu. ABD merkezli NBC News televizyonunda yayımlanan "Meet the Press" programına konuk olan Diaz-Canel, ülkesinin olası bir Amerikan işgaline karşı tutumunu net bir dille ifade etti.
ABD'nin Küba'yı işgal etmesi için geçerli ve haklı hiçbir gerekçesi bulunmadığını vurgulayan Diaz-Canel, olası bir saldırı senaryosunda tüm halkın direneceğini belirtti. Küba lideri, "Eğer bu gerçekleşirse çatışma olur, mücadele olur, kendimizi savunuruz ve eğer ölmemiz icap ediyorsa ölürüz." şeklinde konuştu.
"Vatan İçin Ölmek, Yaşamak Demektir"
Kübalıların ülkelerini ne pahasına olursa olsun savunmaya hazır olduğunu belirten Diaz-Canel, Amerika Birleşik Devletleri'nin muhtemel planlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Diaz-Canel, sözlerine şöyle devam etti:
"Vakti geldiğinde ABD'nin, Küba'ya karşı bir askeri saldırı başlatması, cerrahi bir operasyon yürütmesi ya da bir devlet başkanını kaçırması için hiçbir gerekçesi olacağına inanmıyorum. Çünkü ulusal marşımızda da dendiği gibi, vatan için ölmek, yaşamak demektir."
Petrol Ablukası ve Tırmanan Kriz
Diaz-Canel'in bu sert çıkışı, ABD yönetiminin Küba'ya karşı uygulamaya koyduğu ağır ekonomik yaptırımların ve fiili petrol ablukasının hemen ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak tarihinde imzaladığı başkanlık kararnamesiyle, Küba'ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara ek gümrük vergisi uygulanmasını öngören yeni bir kısıtlama paketini yürürlüğe koymuştu.
Beyaz Saray yönetimi, söz konusu yaptırım kararının gerekçesini, Küba'nın "zararlı eylem ve politikalarına" karşı ABD'nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumak olarak savunmuştu. Trump yönetimi, 1 Şubat'ta Küba ile petrol tedarikinin düzenlenmesine ilişkin görüşmelerin başlatıldığını duyursa da, Havana yönetimi bu iddiayı kesin bir dille yalanlamıştı.
Artan yaptırımlar ve mevcut ambargolar nedeniyle ciddi bir enerji darboğazıyla karşı karşıya kalan Küba hükümeti, dışarıdan petrol gelmeden temel ihtiyaçları karşılayabilmek ve ülkeyi ayakta tutabilmek amacıyla geniş kapsamlı bir acil durum paketini devreye soktuğunu duyurmuştu.