15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Körfez'den Washington'a 'İran' Baskısı: Ekonomik Felaket Uyarısıyla Savaş Freni

Suudi Arabistan öncülüğündeki Körfez ülkeleri, Tahran'daki yönetim karşıtı protestoları gerekçe göstererek askeri müdahaleyi tartışan Trump yönetimine karşı diplomasi trafiğini hızlandırdı. Riyad, olası bir savaşın petrol piyasalarını ve ABD ekonomisini vuracağı uyarısında bulunuyor.

Paylaş:
Körfez'den Washington'a 'İran' Baskısı: Ekonomik Felaket Uyarısıyla Savaş Freni

Suudi Arabistan öncülüğündeki Körfez ülkeleri, Tahran'daki yönetim karşıtı protestoları gerekçe göstererek askeri müdahaleyi tartışan Trump yönetimine karşı diplomasi trafiğini hızlandırdı. Riyad, olası bir savaşın petrol piyasalarını ve ABD ekonomisini vuracağı uyarısında bulunuyor.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

İran'da haftalardır süren ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği rejim karşıtı gösteriler Washington'da "müdahale" senaryolarını gündeme taşırken, bölge ülkeleri olası bir savaşı engellemek için harekete geçti. Edinilen bilgilere göre, Suudi Arabistan liderliğindeki bir grup Körfez ülkesi, Beyaz Saray'ı İran'a yönelik doğrudan bir askeri saldırıdan vazgeçirmek için yoğun bir ikna çabası yürütüyor.

Riyad'dan Washington'a "Petrol ve Ekonomi" Mesajı

Diplomatik kaynaklara dayanan bilgilere göre, Suudi Arabistan, Umman ve Katar'dan üst düzey yetkililer, Trump yönetimiyle yaptıkları görüşmelerde askeri bir harekatın yaratacağı riskleri somut verilerle ortaya koydu.

Körfez bloğunun Washington'a ilettiği en kritik uyarı, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve enerji piyasaları üzerine odaklanıyor. Bölge yetkilileri, İran'a yapılacak bir saldırının Tahran tarafından Hürmüz Boğazı'ndaki petrol tankerlerine yönelik misillemelerle karşılanabileceğini, bunun da petrol fiyatlarında şok etkisi yaratarak nihayetinde ABD ekonomisine büyük zarar vereceğini vurguluyor.

"Hava Sahamızı Kullandırmayacağız"

Diplomasi trafiğinin bir diğer önemli ayağını ise Körfez ülkelerinin Tahran'a verdiği "tarafsızlık" garantisi oluşturuyor. Riyad yönetiminin, olası bir çatışmada taraf olmayacaklarını ve ABD savaş uçaklarının İran'ı vurmak için Suudi hava sahasını kullanmasına izin vermeyeceklerini İranlı yetkililere ilettiği belirtiliyor. Bu hamle, Körfez ülkelerinin bölgesel bir savaştan ve İran'ın olası karşı saldırılarından kendilerini yalıtma stratejisi olarak yorumlanıyor.

Trump'ın Masasındaki Seçenekler

Beyaz Saray'a yakın kaynaklar, Başkan Donald Trump'ın İran'daki kaosu nasıl yöneteceği konusunda henüz nihai kararını vermediğini belirtiyor. Danışmanlarıyla sürekli istişare halinde olan Trump'ın masasında dört ana seçenek bulunuyor:

  • İran'a ait kritik tesislere doğrudan askeri saldırı,
  • Kapsamlı siber saldırılarla devlet altyapısının hedef alınması,
  • Ekonomiyi daha da boğacak yeni yaptırım paketleri,
  • Rejim karşıtı muhalefetin ve sosyal medya ağlarının aktif olarak desteklenmesi.

İran'da Bilanço Ağırlaşıyor

Washington ve Körfez hattındaki bu gerilimin arka planında, İran'da 28 Aralık 2025'ten bu yana devam eden kanlı protestolar yatıyor. Ekonomik kriz ve yerel para biriminin çöküşüyle Tahran Büyük Çarşı'da başlayan ve hızla ülke geneline yayılan gösterilerde şiddetin dozu her geçen gün artıyor.

İnsan hakları örgütlerinin raporlarına göre, çatışmalarda şu ana kadar 2 bin 500'den fazla kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunu göstericiler oluştururken, güvenlik güçlerinden de kayıplar olduğu bildiriliyor. Rejimin, olayların büyümesini engellemek amacıyla 9 Ocak'tan bu yana ülke genelinde internet erişimini kestiği, bu nedenle sahadan sağlıklı bilgi akışının sağlanamadığı ifade ediliyor.