Selçuklu saray mutfağından günümüze uzanan ve peynir yerine taze kaymakla hazırlanan yöresel Konya höşmerimi, özel gün sofralarının vazgeçilmez tatlısı olmaya devam ediyor.
Geleneksel Türk mutfağının en köklü tatlılarından biri olan höşmerim, Konya yöresinde nesilden nesile aktarılan özgün tarifiyle yaşatılıyor. Selçuklu saray mutfağının zenginliğini bugüne taşıyan bu özel lezzet, özellikle davetlerde ve misafir ağırlamalarında sofraların başköşesinde yer alıyor. Balıkesir ve Trakya yörelerinde peynir ile irmik kullanılarak yapılan höşmerimden tamamen ayrışan Konya usulü versiyon, yapımında su yerine süt ve yüksek oranda taze kaymak kullanılmasıyla karakteristik bir yapıya kavuşuyor.
Konya mutfağının bu simge tatlısının yapım süreci, ciddi bir emek ve dikkat gerektiriyor. Hazırlık aşamasında süt ve şeker ayrı bir tencerede kaynatılırken, diğer tarafta taze kaymak ve tereyağı sararıp pembeleşinceye kadar aralıksız karıştırılıyor. Ardından bu karışıma buğday unu eklenerek rengi kahverengiye dönene dek kavurma işlemine devam ediliyor. Son aşamada ise şerbet niyetine hazırlanan şekerli süt, kavrulan karışıma yavaşça yedirilerek tatlının kıvam alması sağlanıyor.
Geleneksel yöresel tariflerin korunması üzerine çalışmalar yürüten şef Fatma Savca, Konya höşmeriminin en önemli sırrının kullanılan malzemelerin tazeliği ve uzun süreli karıştırma işlemi olduğunu vurguluyor. Tatlının nesilden nesile aktarılan bir miras olduğunu belirten Savca, taze süt ve kaymağın lezzeti doğrudan etkilediğini, ayrıca pişme esnasında tatlının renk ve kıvamının çok dikkatli takip edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Geleneksel mutfak kayıtlarına göre altı kişilik ideal bir Konya höşmerimi tarifinde ortalama 1 kilogram taze kaymak, 1,4 litre süt, 600 gram şeker, 440 gram buğday unu ve 70 gram tereyağı kullanılıyor. Ağır ateşte sabırla pişirilerek sütünü tamamen çeken ve tok bir kıvam alan tatlı, tabaklara porsiyonlandıktan sonra genellikle ufalanmış Antep fıstığı, ceviz içi veya dondurma eşliğinde servis ediliyor. Asırlık formülünü korumayı başaran bu lezzet, Anadolu'nun köklü gastronomi kültürünün en değerli miraslarından biri olarak öne çıkıyor.