Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) konut kredisi kullanım koşullarında yaptığı esnemeler piyasaya hızla yansıdı. Şubatta ipotekli satışların toplam konut satışları içindeki payı, 33 aylık aranın ardından ilk kez yüzde 20 seviyesini geride bıraktı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) şubat ayı başında yürürlüğe koyduğu yeni düzenlemeler, uzun süredir durgun seyreden kredili konut piyasasını hareketlendirdi. Yeni kurallar çerçevesinde tüketicilere sunulan konut kredilerinde birinci el ve ikinci el konut ayrımının kaldırılması ve 2010 yılından sonra inşa edilen, asgari C sınıfı enerji belgesine sahip evlerin de avantajlı kredi değer oranı (LTV) kapsamına alınması, ipotekli satışlara doğrudan etki etti.
Uygulamaya alınan makroihtiyati tedbirler doğrultusunda, şubat ayında ipotekli konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı yüzde 20,1'e ulaşarak son 33 ayın en yüksek seviyelerinden birini kaydetti. Bu oran ocak ayında yüzde 18,2 olarak ölçülmüştü. İpotekli satışların payı en son Mayıs 2023'te yüzde 23,3 seviyesini görmüş, dezenflasyon süreci ve krediye erişimdeki kısıtlamaların etkisiyle Aralık 2023'te yüzde 4,4'e kadar gerilemişti.
Geçtiğimiz yıl boyunca yüksek seyreden kira bedelleri ile mevduat, döviz ve altından elde edilen getirilerin gayrimenkul sektörüne yönelmesi, toplam satışları 1,8 milyon adet bandına taşısa da, bu işlemlerin yalnızca yüzde 14,33'ü banka finansmanıyla gerçekleşmişti.
Finansmana Erişimde Kısmi Normalleşme
Uzmanlar, BDDK'nın attığı adımların finansman kanalını yeniden çalıştırdığına dikkat çekiyor. Konutun enerji sınıfı ve ekspertiz değerine göre kredi oranlarının yeniden belirlenmesinin belirli fiyat aralıklarında vatandaşın banka kredisine ulaşımını kolaylaştırdığı belirtiliyor. Özellikle yüksek kira bedelleri ödemek durumunda kalan tüketicilerin, konut kredisi faiz oranlarının aylık yüzde 3,5-4 seviyelerinden yüzde 2,5'in altına gerilemesini bir fırsat olarak değerlendirdiği gözlemleniyor.
Sektör temsilcileri, bankaların geçmiş dönemlere kıyasla kredi kullandırma konusunda daha istekli davrandığını ifade etse de, ipotekli satışların piyasa geneli içindeki payının ideal seviyelere ulaşması için kat edilmesi gereken mesafe bulunduğu görüşünde. Mevcut veriler ışığında, konut kredisi faiz oranlarının aylık yüzde 1 seviyelerine inmesi senaryosunda, kredili satışların toplam içindeki payının yeniden yüzde 35-40 bandına yerleşebileceği öngörülüyor. Kredi hacmindeki mevcut hareketliliğin ise yeni konut projelerinden ziyade ağırlıklı olarak ikinci el piyasasındaki stok üzerinden ilerlediği kaydediliyor.