14 Nisan 2026 Salı
Haber

Kömür Piyasalarında 'Orta Doğu' Şoku: Fiyatlar Son Yılların Zirvesinde

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri müdahaleleriyle tırmanan jeopolitik kriz, enerji tedarik zincirini derinden sarstı. Hürmüz Boğazı'ndaki riskler ve artan navlun maliyetlerinin tetiklediği doğal gazdan kaçış eğilimi, küresel kömür fiyatlarında sert bir yükseliş dalgası başlattı.

Paylaş:
Kömür Piyasalarında 'Orta Doğu' Şoku: Fiyatlar Son Yılların Zirvesinde

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri müdahaleleriyle tırmanan jeopolitik kriz, enerji tedarik zincirini derinden sarstı. Hürmüz Boğazı'ndaki riskler ve artan navlun maliyetlerinin tetiklediği doğal gazdan kaçış eğilimi, küresel kömür fiyatlarında sert bir yükseliş dalgası başlattı.

ABD ve İsrail'in 27 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırılar ve ardından gelen karşılıklı misillemeler, Orta Doğu'da enerji akışı güvenliğini tehlikeye atarken küresel piyasalarda da zincirleme bir reaksiyona neden oldu. Hürmüz Boğazı qua petrol ve doğal gaz sevkiyatında yaşanabilecek olası kesintilere dair artan endişeler, ilk olarak doğal gaz fiyatlarını yukarı çekti. Doğal gaz maliyetlerindeki bu keskin artış ve uzayan rotalar nedeniyle fırlayan taşımacılık giderleri, enerji üreticilerini alternatif arayışına iterek kömür fiyatlarında rekor artışlara zemin hazırladı.

Asya piyasalarında referans olarak kabul edilen Newcastle kömür vadeli işlemleri, krizin başladığı 27 Şubat'ta ton başına 115,80 dolar seviyesindeyken, 9 Mart itibarıyla 138 dolara kadar çıkarak Aralık 2024'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Avrupa'nın gösterge piyasası olan API2 Rotterdam kömürü ise aynı dönemde ton başına 106 dolardan 132 dolara tırmandı. Bu rakam, Rotterdam borsasında Mayıs 2023'ten beri kaydedilen en yüksek değer olarak kayıtlara geçti.

Elektrik Üretiminde "Yakıt İkamesi" Etkisi

Doğal gaz fiyatlarının jeopolitik şoklarla aniden yükselmesi, enerji santrallerinde kömür kullanımını yeniden cazip hale getirdi. Verilere göre, mart ayında Avrupa Birliği ülkelerinde doğal gaz santralleriyle elektrik üretmenin maliyeti yüzde 51 oranında arttı.

Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, gazdan elektrik üretimi pahalılaştıkça üreticilerin kömüre yöneldiğine dikkat çekerek, bu durumu "yakıt ikamesi" olarak tanımladı. Alparslan, yaşanan bu dalgalanmanın kömürün stratejik bir tercih olmasından ziyade fosil yakıt piyasalarındaki yapısal kırılganlığın bir göstergesi olduğunu vurguladı. Özellikle yenilenebilir enerji teknolojilerinin giderek ucuzladığını hatırlatan Alparslan, yüksek başlangıç maliyetlerine rağmen rüzgar ve güneş gibi kaynakların küresel yakıt krizlerine karşı en güçlü kalkan olduğunu belirtti.

Türkiye'nin İthalata Bağımlılığı ve Güvenlik Riski

Krizin yansımaları, enerjide dışa bağımlı ülkeler için önemli uyarılar barındırıyor. 2025 yılı verilerine göre Türkiye, kömürden elde ettiği elektriğin yaklaşık üçte ikisini ithal kömürle karşıladı. Yerli linyit santrallerinin yaşlanmış yapısı ve düşük enerji verimliliği göz önüne alındığında, küresel navlun ve emtia fiyatlarındaki bu tür ani sıçramaların Türkiye'nin enerji faturasını doğrudan etkilediği ifade ediliyor.

Öte yandan, Ulusal Enerji Analizi Merkezi Araştırmacısı Lars Schernikau, sorunun sadece fiyatlar değil, aynı zamanda sistem güvenliği olduğunu savunuyor. Uzayan sevkiyat rotalarının piyasaları daha da sıkıştırdığını belirten Schernikau, ülkelerin jeopolitik sarsıntılara karşı enerji sepetlerinde kömürü tamamen devreden çıkarmanın riskli olabileceğine işaret etti. Schernikau'ya göre, ucuz ve kesintisiz alternatifler tam olarak devreye alınmadan kömürden hızlı bir çıkış yapmak, elektrik şebekelerinin güvenilirliğini zayıflatarak maliyetleri daha da yukarı çekme potansiyeli taşıyor.

Orta Doğu'da suların durulmaması halinde enerji fiyatlarındaki bu dalgalı seyrin bir süre daha küresel ekonomiyi baskılamaya devam etmesi bekleniyor.