İleri evre ağız tabanı ve dil kanseri teşhisiyle zorlu bir ameliyat geçiren 47 yaşındaki Mustafa Tolga Öz, kolundan alınan damarlı dokudan oluşturulan yeni dil ve ağız tabanı sayesinde aylar sonra yeniden konuşmaya ve beslenmeye başladı.
Kırşehir'de çene altındaki ağrı ve şişlik şikayetiyle başlayan zorlu süreç, 47 yaşındaki Mustafa Tolga Öz'ü ölümün kıyısından döndürdü. İleri evre ağız tabanı ve dil kanseri nedeniyle konuşma ve yutkunma yetilerini kaybeden Öz, Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı ve oldukça karmaşık bir cerrahi müdahale ile yeniden sağlığına kavuştu.
Hastalık süreci yaklaşık yedi ay önce çene altında başlayan basit bir ağrıyla kendini gösterdi. Ancak zamanla büyüyen tümör; dil, çene kemiği, boyun ve cilt dokusuna kadar yayıldı. Durumu giderek ağırlaşan, ağızdan beslenemez hale gelen ve sürekli öksürük krizleri yaşayan hasta için uzmanlar acil ameliyat kararı aldı.
Ameliyatı gerçekleştiren ekipten Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Elif Ersoy Çallıoğlu, tümörün agresif yapısı ve geniş yayılımı nedeniyle hastanın dilinin, ağız tabanının ve çene kemiğinin bir bölümünün tamamen çıkarılmak zorunda kalındığını belirtti. Dilin hayati fonksiyonları göz önüne alındığında, operasyon sonrası sürecin hastalar için çok zorlayıcı olabildiğini ifade eden Çallıoğlu, büyük doku kaybını telafi etmek amacıyla plastik cerrahi uzmanlarıyla çok disiplinli bir çalışma yürüttüklerini vurguladı.
Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Murat Ergani, gerçekleştirilen yeniden yapılandırma işlemi hakkında kritik bilgiler paylaştı. Yaklaşık 6 ila 8 saat süren operasyonda "serbest flep" adı verilen yöntem kullanıldı. Hastanın kolundan damarlarıyla birlikte alınan doku, mikrocerrrahi yöntemlerle boyun bölgesine nakledilerek ağız tabanını kapatacak ve yeni bir dil işlevi görecek şekilde yeniden şekillendirildi.
Başarılı geçen ameliyatın ardından hastanın iyileşme süreci hızla olumlu yanıt verdi. Başlangıçta beslenemeyen Mustafa Tolga Öz, operasyon sonrası uygulanan yutma ve konuşma terapilerinin de etkisiyle iletişim kurmaya ve ağız yoluyla gıda tüketmeye başladı. Hastanın kardeşi İlter Işık Öz, kardeşinin bir dönem yeme içmeden tamamen kesildiğini ve onu kaybedeceklerinden çok korktuklarını belirterek, zorlu sürecin ardından hayata yeniden dönmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.
Cerrahi tedavinin ardından kemoterapi ve radyoterapi süreci devam eden hastanın durumunun her geçen gün daha iyiye gittiği belirtildi. Operasyon ekibinde yer alan Doç. Dr. Burak Yaşar ise ağız ve yüz bölgesindeki lezyonlara dikkat çekerek, uzun süre iyileşmeyen veya giderek büyüyen yaraların ciddiye alınması ve mutlaka bir uzman hekime başvurulması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.