1 Mart 2026 Pazar
Haber

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Karalar: "En Büyük Motivasyonum Gençlerin Hayatına Dokunabilmek"

ABD'deki başarılı kariyerini bırakarak Türkiye'ye dönen ve kurduğu laboratuvarda nadir genetik hastalıklar üzerine çalışan Doç. Dr. Elif Nur Fırat Karalar, bilimsel başarılarının yanı sıra genç araştırmacılara ilham kaynağı olmayı hedefliyor.

Paylaş:
Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Karalar: "En Büyük Motivasyonum Gençlerin Hayatına Dokunabilmek"

ABD'deki başarılı kariyerini bırakarak Türkiye'ye dönen ve kurduğu laboratuvarda nadir genetik hastalıklar üzerine çalışan Doç. Dr. Elif Nur Fırat Karalar, bilimsel başarılarının yanı sıra genç araştırmacılara ilham kaynağı olmayı hedefliyor.

BUGÜNKÜ HABERLER / İSTANBUL

Uluslararası alanda ses getiren bilimsel çalışmalarıyla tanınan Koç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ile Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Nur Fırat Karalar, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında yaptığı açıklamalarda, Türkiye'ye dönüş kararının ardındaki itici gücü ve bilim yolculuğunu anlattı. Uzun yıllar Amerika Birleşik Devletleri'nde sürdürdüğü araştırmalarını Türkiye'ye taşıyan Karalar, en büyük motivasyonunun genç bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlamak olduğunu vurguladı.

"Türkiye'de Etki Edebileceğimiz Alan Çok Daha Büyük"

Bilkent Üniversitesi'nden 2004 yılında mezun olduktan sonra doktora eğitimi için ABD'ye giden Karalar, California Üniversitesi Berkeley'de doktorasını tamamladı ve ardından Stanford Üniversitesi'nde doktora sonrası araştırmalar yürüttü. Dünyanın en rekabetçi bilim ortamlarında yaklaşık 10 yıl geçirdikten sonra, 2014 yılında radikal bir kararla Türkiye'ye dönme kararı aldı.

Bu kararın arkasında sadece vatan hasretinin değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilincinin de yattığını belirten Karalar, şunları kaydetti:

"Amerika'da da bilim yapabilirdim ancak kendi ülkemde, Türkiye'nin dört bir yanından gelen genç bilim insanlarıyla beraber bu araştırmaları yapmanın tatmini çok daha fazla. Çünkü Türkiye'de etki edebileceğimiz alan çok daha büyük. Gençlerimizi 'Buradan gitmek zorundayım' dedirtmeyen bir noktaya getirebilmek ya da dönmek isteyenlere dönebilecek ortam yaratmak inanılmaz tatmin edici."

Karalar, ilk döndüğünde bu motivasyonun bu kadar net olmadığını, ancak geçen 10 yılın ardından gençlerin hayallerine ulaşmalarına destek olmanın kendisi için bilimsel başarılar kadar önemli hale geldiğini ifade etti.

Nadir Hastalıklar ve Kanser Araştırmalarına Işık Tutuyor

Koç Üniversitesi bünyesinde kurduğu "Hücre İskeleti Araştırma Laboratuvarı"nı yöneten Doç. Dr. Karalar, ekibiyle birlikte nadir genetik hastalıkların temelinde yatan biyolojik mekanizmaları inceliyor. Hücre biyolojisi alanında yürütülen bu çalışmalar, uzun vadede hem nadir hastalıkların hem de kanserin tanı ve tedavisine yönelik çözümler üretmeyi hedefliyor.

Karalar'ın bilimsel başarıları uluslararası arenada da tescillenmiş durumda. 40 yaş altı bilim insanlarının kabul edildiği Avrupa Moleküler Biyoloji Örgütü (EMBO) Genç Araştırmacılar Programı'na seçilen ilk Türk bilim insanı olma başarısını gösteren Karalar, ayrıca Avrupa'da yaşam bilimleri alanında üst üste iki kez Avrupa Araştırma Konseyi (ERC) başlangıç fonu almaya hak kazanan ilk araştırmacı olarak kayıtlara geçti. 2024 yılında ise, aralarında çok sayıda Nobel ödüllü ismin de bulunduğu EMBO'ya asil üye olarak seçildi.

Dört Çocuk Annesi ve Bilim İnsanı

Bilimsel kariyerinin yanı sıra dört çocuk annesi olan 43 yaşındaki Karalar, akademik hayat ile anneliği bir arada yürütmenin zorluklarına da değindi. İlk çocuğunu doktora sırasında, ikincisini doktora sonrası çalışmalarında, üçüncüsünü laboratuvarını kurduğu ilk yılda dünyaya getirdiğini belirten Karalar, dördüncü çocuğunun ise kariyerinde dengeyi kurduğu bir dönemde doğduğunu paylaştı.

Başarının arkasında güçlü bir aile desteğinin olduğunu vurgulayan Karalar, "Eşim, annem, kayınvalidem ve zaman zaman kardeşim destek olmasaydı bunu sürdürmem mümkün olmazdı. Ancak herkes bu kadar şanslı değil" diyerek, kadın bilim insanlarının karşılaştığı sistemsel zorluklara dikkat çekti. Karalar, üniversitelerde kreşlerin yaygınlaştırılması ve fon sağlayıcı kurumların ebeveyn bilim insanlarını destekleyen mekanizmalar geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Gençlere Mesaj: "Sorunları Çözmeye Çalışan Kişiler Olun"

Gençlere, özellikle de kız çocuklarına hayallerini büyük tutmaları çağrısında bulunan Karalar, bilim yolculuğunun inişli çıkışlı doğasına hazırlıklı olmaları gerektiğini hatırlattı. Başarıya giden yolun sabır gerektirdiğini belirten Doç. Dr. Karalar, "Karşılaşılan sorunları sadece tespit eden değil, çözmeye çalışan kişiler olmak gerekiyor. Ancak bu şekilde sistemi dönüştürebilir ve hedeflerimize ulaşabiliriz" ifadelerini kullandı.