Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) düzenlenen Paskalya etkinlikleri sırasında Türkiye ve KKTC bayraklarının yakılmasını kınayarak, bu eylemlerin Ada'daki barış ve istikrarı hedef aldığını vurguladı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin başkenti Lefkoşa'da gerçekleştirilen Paskalya Bayramı kutlamalarında bazı Rum grupların Türkiye ve KKTC bayraklarını ateşe vermesi, Kuzey Kıbrıs'ta tepkiyle karşılandı. Olaylar sırasında bayrakların yanı sıra TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar'ın posterlerinin de yakılması ve EOKA terör örgütü lehine sloganlar atılması üzerine KKTC Başbakanı Ünal Üstel yazılı bir açıklama yayımladı.
Başbakan Üstel, eylemlerin yalnızca bir provokasyon olmadığını, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının varlığına yönelik açık bir saygısızlık ve düşmanlık göstergesi olduğunu belirterek yaşananları şiddetle kınadı. Rum grupların gelecek Paskalya Bayramı'nı KKTC topraklarında kutlayacakları yönündeki iddialarına da değinen Üstel, GKRY'de sergilenen bu yaklaşımın, Ada'da barış ve huzuru bozmayı hedefleyen tehlikeli bir zihniyetin ürünü olduğunu kaydetti. Üstel, bu anlayışın Rum yönetimi ve bazı dini makamlarca açıkça desteklenmesini "kabul edilemez bir sorumsuzluk" olarak nitelendirdi.
"Nefret Söylemleri Genç Nesilleri Kinle Besliyor"
Açıklamasında GKRY lideri Nikos Hristodulidis, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yeorgios ve bazı Rum siyasilerin tutumlarını da eleştiren Üstel, kullanılan zehirli dilin çatışmaya hizmet ettiğinin altını çizdi. Üstel, "Bu nefret söylemleri, genç nesilleri kinle beslemekte, adamızın barış ve huzur dolu olması gereken geleceğini de riske atmaktadır" ifadelerini kullandı.
"Tek Sürdürülebilir Çözüm Egemen Eşitlik"
Kıbrıs Türk halkının, kendi devletinin çatısı altında ve Türkiye'nin garantörlüğünde güven içinde yaşamaya devam edeceğini vurgulayan Başbakan Üstel, Rum kesimindeki saldırgan eylemlerin karşı taraftaki zihniyetin değişmediğini gösterdiğini belirtti. Üstel açıklamasını, "Kıbrıs meselesinde en gerçekçi ve tek sürdürülebilir çözüm, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabulüyle mümkündür" değerlendirmesiyle tamamladı.