15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Kışın Kapalı Alan Tuzağı: Soğuk Hava ve Kalabalık Ortamlar Sinüziti Tetikliyor

Uzmanlar uyarıyor: Soğuyan havalarla birlikte kapalı mekanlarda geçirilen sürenin artması, viral enfeksiyonların yayılımını hızlandırırken inatçı sinüzit vakalarını da beraberinde getiriyor.

Paylaş:
Kışın Kapalı Alan Tuzağı: Soğuk Hava ve Kalabalık Ortamlar Sinüziti Tetikliyor

Uzmanlar uyarıyor: Soğuyan havalarla birlikte kapalı mekanlarda geçirilen sürenin artması, viral enfeksiyonların yayılımını hızlandırırken inatçı sinüzit vakalarını da beraberinde getiriyor.

Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kış hastalıklarında belirgin bir artış gözlemleniyor. Uzmanlar, soğuk havanın doğrudan etkisinin yanı sıra, insanların ısınmak amacıyla kapalı ve kalabalık ortamlarda daha uzun süre vakit geçirmesinin hastalıkların bulaşma riskini katladığına dikkat çekiyor.

Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektör Yardımcısı ve Gülhane Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, kış aylarında artan üst solunum yolu enfeksiyonları ve sinüzit vakalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Poliklinik Başvurularında Ciddi Artış

Son dönemde hastanelerin kulak burun boğaz polikliniklerine başvuran hasta sayısında ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Prof. Dr. Gerek, mevcut tablonun pandemi dönemindeki seviyelerde olmasa da influenza ve viral enfeksiyon kaynaklı vakalarda belirgin bir artışa işaret ettiğini vurguladı. Özellikle kapalı alanlardaki ısı farkları, havanın kirlenmesi ve aynı havanın sürekli solunması, virüslerin kişiler arasında hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Bazı vakaların semptomlarının ağır seyrettiği ve hastane yatışı gerektirebildiği belirtiliyor.

Burun Savunması Zayıflayınca Sinüzit Devreye Giriyor

Solunum sisteminin ilk savunma hattı olan burun, virüs, bakteri ve zararlı partikülleri tutarak vücudu koruyor. Ancak bu mekanizmanın zayıflamasıyla hastalıklar vücuda daha kolay giriş yapıyor. Prof. Dr. Gerek, viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının sadece burunla sınırlı kalmadığını, burunla bağlantılı olan sinüsleri de etkilediğini ifade etti.

Alın, yanak ve burun bölgesindeki hava dolu boşluklar olan sinüslerin enfeksiyonlardan etkilenmesiyle şu belirtiler ortaya çıkabiliyor:

  • Geniz akıntısı
  • Yüksek ateş
  • Şiddetli baş ağrısı
  • Başta ağırlık hissi
  • Göz altlarında morarma

"Atkı Kullanmak Havayı Isıtır"

Soğuk havanın sinüzit üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için fiziksel korunma önlemleri büyük önem taşıyor. Çok soğuk havalarda burunun havayı ısıtma işlevini yerine getirmekte zorlandığını belirten Gerek, dışarı çıkarken yüz ve ağız bölgesinin atkı veya kaşkol ile kapatılmasını önerdi. Bu yöntem, solunan havanın bir miktar ısınarak solunum yollarına ulaşmasını sağlıyor ve burunun yükünü hafifletiyor.

Ayrıca aşırı sıcak ortamların da burun içi salgılarını kurutarak savunma mekanizmasını bozduğu uyarısında bulunan Gerek, ideal ortam sıcaklığının 21-24 derece arasında tutulması ve nem dengesinin korunması gerektiğini kaydetti.

Tedavi Edilmeyen Sinüzit "Beyin Sisi" Yapabilir

Uzmanlar, sinüzit şikayeti olanların bol su tüketmesi ve tuzlu su ile düzenli burun temizliği yapmasının hastalığın ilerlemesini durdurabileceğini belirtiyor. Ancak tedavi edilmeyen kronik sinüzit, ciddi sağlık sorunlarına kapı aralayabiliyor.

Prof. Dr. Gerek, tedavi edilmeyen vakaların kafa içi komplikasyonlara yol açabileceğini, halsizlik ve baş ağrısıyla başlayan "beyin sisi" gibi tabloların ortaya çıkabileceğini vurguladı. Özellikle diyabet hastalarında kronik sinüzitin çok daha riskli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Koyu renkli her burun akıntısının sinüzit anlamına gelmeyebileceğini hatırlatan uzmanlar, doğru teşhis için mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini belirtiyor.