1 Mart 2026 Pazar
Haber

Kırsal Kalkınmada Örnek Model: "Köyde Bir Kovanın Olsun"

Bilecik’in Gölpazarı ilçesine bağlı Kurşunlu köyünde hayata geçirilen proje, büyükşehirlerde yaşayan vatandaşları kırsal üretimle buluşturuyor. "Herkesin bizim köyde bir kovanı olsun" sloganıyla başlatılan girişim kapsamında 50 kovan sahiplendirildi.

Paylaş:
Kırsal Kalkınmada Örnek Model: "Köyde Bir Kovanın Olsun"

Bilecik’in Gölpazarı ilçesine bağlı Kurşunlu köyünde hayata geçirilen proje, büyükşehirlerde yaşayan vatandaşları kırsal üretimle buluşturuyor. "Herkesin bizim köyde bir kovanı olsun" sloganıyla başlatılan girişim kapsamında 50 kovan sahiplendirildi.

BUGÜNKÜ HABERLER / BİLECİK

Bilecik'in Gölpazarı ilçesi Kurşunlu köyü, kırsal kalkınma ve üretici-tüketici dayanışması adına dikkat çeken bir girişime ev sahipliği yapıyor. Daha önce gerçekleştirdiği "sıra dışı" projelerle tanınan Bedriye Berber Engin ve oğlu Cemil Engin tarafından başlatılan "Herkesin bizim köyde bir kovanı olsun" projesi, Türkiye'nin dört bir yanından yoğun ilgi gördü. Proje kapsamında ilk etapta 50 arı kovanı, büyükşehirlerde yaşayan vatandaşlar tarafından sahiplenildi.

Üretici ile Tüketici Arasında Doğrudan Köprü

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünce 2013 yılında "sıra dışı okur" seçilerek ismini duyuran Bedriye Berber Engin, oğlu Cemil Engin ile birlikte köydeki tarımsal üretimi sürdürülebilir kılmak için yeni modeller geliştiriyor. Daha önce kiraz ağacı ve keçi sahiplendirme projeleriyle köy ekonomisine katkı sağlayan ikili, bu kez rotayı arıcılığa çevirdi.

Sosyal medya üzerinden duyurusu yapılan projeye İstanbul, Ankara, Bursa, Adana, Hatay ve Balıkesir gibi metropollerden katılım sağlandı. Bir yıllığına kovan sahiplenen vatandaşlar, hem doğal bal üretimine destek oluyor hem de köy hayatıyla bağ kurma fırsatı yakalıyor.

Kovan Sahiplerine Yılda 5 Kilo Bal

Projenin işleyişi, güven ve şeffaflık esasına dayanıyor. Kovanları sahiplenen katılımcılara, hasat dönemi sonunda yıllık 5 kilogram bal gönderiliyor. Ancak süreç sadece ürün teslimatıyla sınırlı değil; kovan sahipleri diledikleri zaman köye gelerek kovanlarını yerinde inceleyebiliyor ve bal hasadına tanıklık edebiliyor.

Amaçlarının sadece bal satmak olmadığını vurgulayan Bedriye Berber Engin, asıl hedeflerinin tüketicinin gıdasının nerede ve nasıl üretildiğini bilmesini sağlamak olduğunu belirtiyor. Engin, "Bir ayağım hep toprakta. Bütün enerjimi ve gücümü topraktan aldığıma inanıyorum" diyerek, projenin hem doğal beslenmeyi teşvik ettiğini hem de köy ekonomisini canlandırdığını ifade etti.

Beyaz Yakalı Hayattan Arıcılığa Dönüş

Projenin teknik yürütücülüğünü üstlenen 44 yaşındaki Cemil Engin ise tersine göçün başarılı bir örneğini sergiliyor. Yaklaşık 20 yıl özel sektörde çalıştıktan sonra köyüne dönerek baba mesleğini devralan Engin, şu anda yaklaşık 160 arı kolonisiyle üretim yapıyor.

Üretim süreçlerinin tamamen doğal yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirten Cemil Engin, arıların mevsimsel döngüye göre farklı floralara taşındığını aktardı. Sezonun nisan ayında kiraz çiçeğiyle başladığını, ardından ıhlamur, meşe, ayçiçeği ve çam balı üretimiyle devam ettiğini kaydeden Engin, geçen yıl 1 ton 200 kilogram, bu yıl ise yaklaşık 1 ton bal elde ettiklerini bildirdi.

Markalaşma ve E-Ticaret Hamlesi

Geleneksel üretim modellerini modern pazarlama teknikleriyle birleştiren girişim, Türk Patent ve Marka Kurumundan (TÜRKPATENT) marka tescili alarak kurumsallaşma yolunda da adım attı. Düzenli denetimlerden geçen işletme, kurdukları internet sitesi üzerinden e-ticaret yoluyla Türkiye'nin her noktasına ulaşarak yerel bir kalkınma hikayesi yazmaya devam ediyor.