Çocuk hastalara uyuşturucu ilaç vererek sahte cinsel istismar anıları empoze ettiği iddiasıyla yargılanan Prof. Dr. Süleyman Salih Zoroğlu’na verilen 25 yıllık hapis cezası, İstinaf Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulundu.
BUGÜNKÜ HABERLER / İSTANBUL
Türkiye’yi sarsan ve kamuoyunda "Ketamin Davası" olarak bilinen yargılamada yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul'da, çocuk hastalara uyuşturucu niteliğindeki ketamin maddesini vererek onlarda sahte cinsel istismar anıları oluşturduğu ve bu yönde gerçeğe aykırı raporlar düzenlediği gerekçesiyle yargılanan eski çocuk psikiyatristi Prof. Dr. Süleyman Salih Zoroğlu hakkındaki mahkumiyet kararı, üst mahkemece onandı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararı inceleyerek sanık avukatlarının yaptığı istinaf başvurularını esastan reddetti. Mahkeme, yargılama sürecinde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin ve işlemlerin eksiksiz olduğuna hükmetti.
25 Yıl 8 Ay Hapis Cezası Onandı
Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, tutuklu sanık Zoroğlu’na "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama", "eziyet", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "iftira", "özel hayatın gizliliğini ihlal" ve "suç uydurma" gibi çeşitli suçlardan toplam 25 yıl 8 ay 26 gün hapis cezası verilmişti.
İstinaf dairesinin bu kararıyla birlikte, Zoroğlu hakkındaki hükmün hukuki denetim süreci bir aşamayı daha geçmiş oldu. Mahkeme heyeti, verilen cezada herhangi bir isabetsizlik görülmediğini belirtti.
Diğer Sanıklar Hakkındaki Hükümler de Uygun Bulundu
Dava kapsamında Zoroğlu ile birlikte yargılanan diğer sanıklar hakkındaki kararlar da incelendi. Mahkeme, Zoroğlu'nun eşi Özgül Zoroğlu ile klinikte psikolog olarak görev yapan Zeynep Akgül, Ahmet Aktaş, Dr. Hüsna Ağca ve klinik sekreteri İnci Arslan hakkında yerel mahkemenin kurduğu hükümleri de hukuka uygun buldu.
Ne Olmuştu?
Soruşturma, bazı ailelerin çocuklarının tedavi sürecinde kişilik değişikliği yaşadığı ve aile bireylerine yönelik asılsız cinsel istismar suçlamalarında bulunduğu şikayetleri üzerine başlamıştı. Yapılan incelemelerde, Prof. Dr. Süleyman Salih Zoroğlu'nun, kliniğine gelen çocuklara "Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu" (Çoklu Kişilik Bozukluğu) teşhisi koyduğu ve tedavi sürecinde yasal sınırların dışında ketamin maddesi uyguladığı iddia edilmişti.
İddianamede, Zoroğlu'nun çocukları transa sokarak onlara aileleri tarafından cinsel istismara uğradıkları yönünde telkinlerde bulunduğu, bu hayali anıları gerçekmiş gibi raporlaştırarak aileler hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunulmasını sağladığı belirtilmişti. Bu süreçte bazı aile babaları tutuklanmış, ancak daha sonra raporların gerçeği yansıtmadığının anlaşılması üzerine serbest bırakılmışlardı.
Mahkemenin gerekçeli kararında, sanığın doktor sıfatını kullanarak çocukların güvenini kazandığı, uyguladığı yöntemlerle çocukların ruh sağlığını bozarak onları ailelerine düşman ettiği vurgulanmıştı.