Irak’ın Kerkük kentinde Türkmen kültürünün vazgeçilmez bir parçası olan "sini zarf" oyunu, bu Ramazan ayında da kahvehaneleri dolduran yüzlerce kişiyi iftardan sahura kadar aynı tepsi etrafında buluşturuyor.
Kerkük’ün tarihi sokaklarında Ramazan akşamları, sadece ibadetle değil, aynı zamanda asırlık bir kültürel mirasın yaşatıldığı sosyal bir hareketlilikle geçiyor. Türkmenlerin yoğunlukla yaşadığı Kerkük başta olmak üzere Erbil, Selahaddin, Diyala ve Musul gibi kentlerde oynanan geleneksel "sini zarf" oyunu, teknolojinin hüküm sürdüğü dijital çağa inat, toplumsal bağları güçlendirmeye devam ediyor.
Şehrin sembol mekanlarından Dedeler Yadigarı gibi tarihi çayhaneler, iftar saatinin ardından "sini zarf" ekiplerinin tatlı rekabetine ev sahipliği yapıyor. Yüzlerce yıllık bir geçmişe dayanan bu oyun, sadece bir eğlence aracı olmanın ötesinde, farklı etnik kökenlerden bölge halkını bir araya getiren birleştirici bir unsur olarak dikkat çekiyor.
11 Fincan, Tek Bir Boncuk ve Büyük Heyecan
Oyunun mantığı basit görünse de büyük bir dikkat ve strateji gerektiriyor. "Sini" adı verilen geniş bir tepsi üzerine dizilen 11 adet fincandan birinin altına "zarf" adı verilen renkli bir boncuk veya yüzük saklanıyor. Rakipler, fincanların duruşundan veya saklayan kişinin mimiklerinden yola çıkarak boncuğun hangi fincanın altında olduğunu bulmaya çalışıyor.
Oyunun müdavimlerinden Murad Eyad, tepsideki 11 fincanın sembolik bir anlamı olduğunu belirtiyor. Eyad’a göre bu sayı, "on bir ayın sultanı" Ramazan’a bir gönderme niteliği taşıyor. Oyun boyunca takımlar arasında tatlı atışmalar yaşanırken, arka planda Kerkük hoyratları ve canlı müzik yankılanıyor. Kazanan tarafın ödülü ise genellikle baklava, lokum, ceviz, hurma ve demli çay ikramı oluyor.
Şehirler Arası Ezeli Rekabet
Sini zarf, sadece mahalle içi bir eğlence değil, aynı zamanda şehirler arası ciddi bir müsabaka konusu. 40 yıldır bu oyunu oynayan Sattar Berber, geleneğin babadan oğula, dayıdan yeğene geçtiğini ifade ediyor. 1980’li yıllardan beri bu kültürün içinde olduğunu belirten Berber, Kerkük ile Erbil ve Altunköprü ekipleri arasında deplasmanlı turnuvalar düzenlendiğini, bu sayede şehirler arası bağların kuvvetlendiğini aktarıyor.
Etnik Sınırları Aşan Bir Masa
Kerkük’ün çok kültürlü yapısı, sini zarf oyununun katılımcı profilinde de kendini gösteriyor. Özünde bir Türkmen geleneği olsa da, kahvehanelerdeki masalarda Kürt ve Arap vatandaşlar da yerini alıyor.
Bölge sakinlerinden Mutanna İhsan, oyunun toplumsal barışa olan katkısına dikkat çekiyor. Ramazan gecelerinde aynı tepsi etrafında toplanan insanların, etnik kimliklerinden sıyrılarak sadece oyunun heyecanını ve dostluğu paylaştığını vurgulayan İhsan, bu geleneğin Kerkük’teki birlikte yaşama kültürünün somut bir örneği olduğunu belirtiyor.
İnternet oyunlarının ve sosyal medyanın yaygınlaşmasına rağmen, Kerkük halkı sahura kadar süren bu yüz yüze iletişim geleneğinden vazgeçmiyor. Çayhanelerden yükselen kahkahalar ve hoyrat sesleri, Ramazan ayı boyunca şehrin kültürel hafızasını canlı tutmaya devam ediyor.