27 Şubat 2026 Cuma
Haber

KDC’nin Kanayan Yarası Koltan: "Gelir Halka Yansırsa Kaos Biter"

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Volkan İpek, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki maden zenginliğinin halka ulaşamadığını vurgulayarak, "Devlet, madencilikten gelen devasa geliri tabana yayabilirse ülkedeki birçok kriz aşılabilir" tespitinde bulundu.

Paylaş:
KDC’nin Kanayan Yarası Koltan: "Gelir Halka Yansırsa Kaos Biter"

Here is the final news article, prepared according to your instructions.

KDC’nin Kanayan Yarası Koltan: "Gelir Halka Yansırsa Kaos Biter"

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Volkan İpek, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki maden zenginliğinin halka ulaşamadığını vurgulayarak, "Devlet, madencilikten gelen devasa geliri tabana yayabilirse ülkedeki birçok kriz aşılabilir" tespitinde bulundu.

Dünyanın en zengin yer altı kaynaklarına sahip ülkelerinden biri olan Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), madenlerden elde edilen gelirlerin adil dağıtılamaması nedeniyle derin bir yoksulluk ve güvenlik kriziyle boğuşuyor. Bölgeye yaptığı ziyaretin ardından Bugünkü Haberler için değerlendirmelerde bulunan Yeditepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Volkan İpek, özellikle elektronik sanayisinin vazgeçilmezi olan "koltan" madeninin ülke kaderindeki kritik rolüne dikkat çekti.

Rubaya Faciası ve Küresel Tedarik Zinciri

KDC’nin kuzeydoğusunda yer alan Rubaya kentinde kısa süre önce meydana gelen ve en az 226 madencinin hayatını kaybettiği facia, gözleri yeniden bölgedeki çalışma koşullarına çevirdi. Rubaya’nın tek başına dünya koltan ihtiyacının yüzde 15’ini karşıladığını hatırlatan Doç. Dr. İpek, bu stratejik öneme rağmen halkın refah seviyesinin son derece düşük olduğunu belirtti.

İpek, sahadaki gözlemlerini şu sözlerle aktardı: "Kongolular, özellikle başkent Kinşasa’da yaşayanlar, ülkelerinin sahip olduğu bu zenginliğin farkında. Halkın temel beklentisi, koltan ihracatından elde edilen gelirin kendi hayatlarına dokunması. 'Ülke bu madeni satsın, bize de buradan refah gelsin' diyorlar. Ancak bu beklenti karşılanmadığı için büyük bir mutsuzluk hakim."

Uçurum Büyüyor: Lüks Mağazalar ve 3,5 Dolarlık Yaşamlar

Ülkedeki gelir adaletsizliğinin boyutlarına dikkat çeken İpek, başkent Kinşasa’da tanık olduğu manzaraları çarpıcı örneklerle anlattı. Angola’nın başkenti Luanda’da da benzer eşitsizlikler gördüğünü ancak KDC’deki farkın çok daha derin olduğunu belirten İpek, "Kaldığım otelin hemen karşısında ünlü bir Fransız lüks giyim markasının devasa bir mağazası vardı. Afrika’da bu ölçekte bir mağazayı ilk kez gördüm. Ancak hemen yanı başında, ulaşım sektöründe çalışan ve günlük ortalama sadece 3,5 dolar kazanan insanlar var" dedi.

Ülkede siyah ve beyaz olmak üzere iki tür koltan bulunduğunu ve asıl ihraç hedefinin "beyaz koltan" olduğunu belirten İpek, bu ticaretten elde edilen gelirin tabana yayılması durumunda ülkenin kronikleşmiş sorunlarının çözülebileceğini savundu.

Güvenlik Travması ve M23 Gölgesi

KDC’nin 1960’taki bağımsızlığından bu yana siyasi istikrarsızlıklarla mücadele ettiğini hatırlatan İpek, özellikle 2012’den itibaren ülkenin doğusunda faaliyet gösteren M23 örgütünün halk üzerinde ciddi bir travma yarattığını ifade etti.

Çatışma bölgeleri başkentten uzak olsa da güvenlik endişesinin Kinşasa sokaklarına yansıdığını belirten İpek, "Müzelerde, otel girişlerinde ve restoranlarda yoğun bir polis varlığıyla karşılaşıyorsunuz. Güvenlik güçleri yabancılara karşı oldukça temkinli ve sorgulayıcı yaklaşıyor. Turizm amacıyla geldiğinize ikna etmekte zorlanabiliyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.

"Afrika’nın Kalbi" Turizmle de Kalkınabilir

KDC’nin sadece çatışma ve maden kazalarıyla anılmaması gerektiğini vurgulayan İpek, ülkenin "Afrika’nın kalbi" olarak nitelendirilebilecek bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Patris Lumumba ve Laurent-Desire Kabila gibi tarihi figürlerin anıtlarının yanı sıra, ülkenin eşsiz doğal güzelliklerine de dikkat çekti.

Özellikle Ruanda sınırındaki Volcano Ulusal Parkı ve buradaki dağ gorillerinin büyük bir turizm potansiyeli taşıdığını belirten İpek, "İnsanlar bu gorilleri görebilmek için aylar öncesinden sıraya giriyor. Kongo, madenciliğin yanı sıra bu tür ekoturizm faaliyetlerine odaklanırsa ekonomik refahını çeşitlendirerek artırabilir" dedi.

Büyükelçilikte Duygulandıran Detay

Başkentteki temasları sırasında Türkiye’nin Kinşasa Büyükelçiliğini de ziyaret eden İpek, 1976 yılında açılan misyonda gördüğü bir tablodan çok etkilendiğini paylaştı. Türkiye Maarif Vakfı öğrencisi tarafından çizilen ve Mustafa Kemal Atatürk ile Kongolu bir öğrenciyi yan yana resmeden çalışmanın, iki ülke arasındaki bağların güzel bir sembolü olduğunu ifade etti.