ABD, İsrail ve İran hattında yaşanan şiddetli askeri çatışmaların ardından Katar ve Çin, bölgede artan tansiyonun düşürülmesi ve diplomatik yollara derhal geri dönülmesi gerektiğini vurguladı.
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi'nin gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilim ve krizin uluslararası güvenliğe yönelik yansımaları ele alındı. Her iki mevkidaş, bölgedeki tüm anlaşmazlıkların aklıselimle ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, görüşmede bölgesel istikrarı tehdit eden son eylemler detaylıca değerlendirildi. Katarlı Bakan Al Sani, İran'ın kendi ülkesine yönelik saldırılarını kesin bir dille kınayarak, bu adımların hiçbir bahane veya gerekçeyle kabul edilemeyeceğini ifade etti. Katar'ın bölgesel çatışmalardan her zaman uzak durmaya gayret ettiğini belirten Al Sani, İran ile uluslararası toplum arasında diyaloğu kolaylaştırma rolünü sürdürmek istediklerini aktardı.
Özellikle su, gıda ve enerji gibi hayati öneme sahip altyapı tesislerinin hedef alınmasının sorumsuzca bir yaklaşım olduğunu dile getiren Al Sani, bu tür eylemlerin ileride bölge halklarını uzun vadeli ve çok yönlü tehlikelerle baş başa bırakacağı uyarısında bulundu. Krizin, bölge güvenliğini muhafaza edecek şekilde kontrol altına alınabilmesi için tüm tarafların gerilimi tırmandıran eylemlere derhal son vermesi ve diyalog masasına dönmesi gerektiği vurgulandı.
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi de bölgedeki tablonun daha fazla kaosa sürüklenmemesi adına sağduyu çağrısı yaptı. Vang, tansiyonun azaltılması ve aklın sesine kulak verilmesi gerektiğini belirterek, krizin aşılması için diplomatik müzakerelere geri dönülmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti.
Bölgede Gerilimi Tırmandıran Gelişmeler
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in, Washington ile Tahran arasında müzakere süreçlerinin devam ettiği 28 Şubat tarihinde İran'a yönelik başlattığı kapsamlı askeri saldırılar, bölgedeki dengeleri derinden sarsmıştı. İranlı yetkililerin açıklamalarına göre, ABD ve İsrail operasyonlarında aralarında İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in de bulunduğu çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybederken, toplam can kaybı 1332'ye ulaştı.
Bu eşi görülmemiş saldırılara karşılık veren Tahran yönetimi ise, aralarında Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'in de bulunduğu çeşitli bölge ülkelerindeki ABD askeri üslerini ve belirlenen diğer hedefleri vurmuştu. Karşılıklı saldırılar ve misillemeler, uluslararası toplumun diplomasi ve barış arayışlarını hızlandırmasına neden oldu.