Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçı Aziz Murat Aslan, geleneksel Türk gölge oyununu Dante’nin ölümsüz eseriyle harmanladığı "Karagöz'ün İlahi Komedyası: Yedi Suret Yedi Yansıma" sergisini Kadıköy’de sanatseverlerin beğenisine sundu.
İstanbul’un kültür sanat duraklarından Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi, geleneksel sanatları modern anlatım biçimleriyle buluşturan sıra dışı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sanatçı Aziz Murat Aslan’ın imzasını taşıyan "Karagöz'ün İlahi Komedyası: Yedi Suret Yedi Yansıma" başlıklı sergi, ziyaretçilere kapılarını açtı. Sergi, yüzlerce yıllık Karagöz geleneğini, İtalyan şair Dante Alighieri’nin dünya edebiyatına damga vuran "İlahi Komedya"sı ile aynı düzlemde bir araya getiriyor.
Geleneksel Perdeye Evrensel Bir Bakış
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2020 yılında "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" unvanına layık görülen Aziz Murat Aslan, bu sergide klasik bir Karagöz oyununun ötesine geçerek evrensel bir hikaye kurguluyor. Karikatür Evi’nin üç farklı odasına yayılan sergi, üç ayrı anlatım dili üzerinden şekilleniyor.
Son 15 yılda Karagöz üzerine kitap çalışmaları, sergiler ve gösteriler üreten Aslan, bu sanatın kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor. Sanatçı, yeni projesinde modern dünyanın sorunlarını, Karagöz’ün hiciv dolu dili ve "hayal perdesi" aracılığıyla anlatmayı seçtiğini belirtiyor.
Dante’nin Yolculuğu Karagöz’ün Gemisinde
Serginin merkezinde yer alan kurgu, Dante’nin eserindeki uhrevi yolculuğu bir gemi metaforuna dönüştürüyor. Aslan, hikayeyi bir dağ tırmanışından ziyade, zorlu bir deniz yolculuğu olarak yeniden yorumluyor. Bu kurgusal gemide, Karagöz ve Hacivat karakterleri, yolculuğun tüm yükünü omuzlayan, kürek çeken emekçiler olarak tasvir ediliyor.
Sanatçı, kurduğu bu yapıyı şu sözlerle detaylandırıyor:
"Geminin alt katmanında Karagöz ve Hacivat kürek çekiyor, emek sarf ediyor. Yukarıda epik bir dille 'Sen iyisin, ben kötüyüm' tartışmaları sürerken, aşağıda Karagöz, 'Ey şifacı, sen yedi kartal ömrüyle geldin ama o kartalın kanatları taşımıyor bu gemiyi, bizim nasırlı parmaklarımız çekiyor' diyerek hayatın gerçekliğine işaret ediyor."
İbret Perdesindeki "Ayna"
Geleneksel gölge oyununda perdenin "ayna" veya "ibret perdesi" olarak adlandırıldığını hatırlatan Aslan, serginin felsefi derinliğini iyilik ve kötülük kavramları üzerinden açıklıyor. Sergi, izleyiciyi iyinin içindeki kötüyü ve kötünün içindeki iyiyi sorgulamaya davet ediyor. Sanatçıya göre bu gemi yolculuğu, aslında her iki zıt kutbun da aynı ruhu temsil ettiği bir ayna metaforuna dönüşüyor.
Kültürel değerlerin korunması gereken müzelik nesneler değil, toplumun özünü oluşturan canlı bağlar olduğuna dikkat çeken Aslan, kültürün sahiplenilmediği takdirde toplumun "öksüz" kalacağını ifade ediyor.
Etkinlik Takvimi
Sanatseverler, 8 Şubat’a kadar açık kalacak olan sergi kapsamında düzenlenecek yan etkinliklere de katılabilecek. Aziz Murat Aslan’ın bizzat katılımıyla 18 Ocak ve 1 Şubat tarihlerinde anlatımlı turlar düzenlenecek. Ayrıca 25 Ocak’ta, Türk ressamların Karagöz’den esinlenerek ürettikleri eserlerin ele alınacağı "Karagöz ile Türk Ressamlarını Tanıyalım" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilecek.