Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa üçgeninde yer alan ve bölge hayvancılığının can damarlarından biri olan Karacadağ krater gölü, geçtiğimiz yıl yaşadığı aşırı kuraklığın ardından etkili olan kar ve sağanak yağışlarla yeniden su tutmaya başladı.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tek sönmüş yanardağı olan Karacadağ'ın zirvesine yakın noktada bulunan ve halk arasında bölgenin "mavi gözü" olarak da nitelendirilen krater gölü, zorlu bir sezonu geride bıraktı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı Bayırkonağı Mahallesi sınırlarında yer alan 1957 rakımlı volkanik platodaki göl, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle geçtiğimiz Ekim ayında tamamen kuruma noktasına gelmişti. Ancak son iki ayda bölgede etkili olan yağmur ve Ocak ayı itibarıyla düşen yoğun kar, gölün yeniden hayat bulmasını sağladı.
Kuruyan Göl Yatağı Yeniden Suyla Buluştu
Bölgedeki su kaynakları için kritik bir rezervuar görevi gören krater gölü, lavların oluşturduğu 120 kilometrelik bazalt platonun en önemli yaşam kaynaklarından biri. 2025 yılının yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklar ve buharlaşma nedeniyle tabanındaki çatlakların gün yüzüne çıktığı göl, Kasım ve Aralık aylarındaki yağış rejimiyle toparlanma sürecine girdi. Ocak ayındaki kar yağışları ise gölün su seviyesini ideal noktaya taşıyarak bölge ekosistemine nefes aldırdı.
Besiciler İçin Hayati Önem Taşıyor
Gölün yeniden su tutması, geçimini hayvancılıkla sağlayan bölge halkı ve göçer besiciler tarafından sevinçle karşılandı. Volkanik dağın eteklerindeki yaklaşık 10 köyde yaşayan besiciler ve sürü sahipleri, hayvanlarının su ihtiyacını karşılamak için doğrudan bu kaynağı kullanıyor.
Bölgede hayvancılık yapan Abdullah Seyhan, gölün kendileri için bir "can suyu" olduğunu belirtti. Atalarından bu yana aynı meraları kullandıklarını ifade eden Seyhan, son yıllarda artan kuraklığın endişe verici boyutlara ulaştığını vurguladı. Seyhan, "Hayvanlarımız buradan su içiyor. Geçtiğimiz aylarda burası tamamen kurumuştu, bir damla su kalmamıştı. Ancak son yağışlar imdadımıza yetişti," ifadelerini kullandı.
"Su Olmazsa Göç Etmek Zorunda Kalıyoruz"
Bölge sakinlerinden Hacı Seyhan ise su kaynaklarının azalmasının hayvancılığı doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekti. Suyun çekildiği dönemlerde hayvanların hastalandığını ve besicilerin mecburen başka bölgelere göç etmek zorunda kaldığını belirten Seyhan, yağışların zamanında gelmesinin yerel ekonomi için kritik olduğunu dile getirdi.
Hem bir doğal güzellik hem de bir su kaynağı olan göl, aynı zamanda doğa fotoğrafçıları ve trekking tutkunları için de Karacadağ'daki "Lav Yolu" üzerinde önemli bir durak noktası olma özelliğini koruyor. Kış mevsiminin getirdiği bereketle birlikte göl çevresindeki doğal yaşamın da yeniden canlandığı gözlemleniyor.