Türkiye’nin ihracat yükünü sırtlayarak Avrupa’ya taşıyan tır şoförleri, Ramazan ayını ailelerinden kilometrelerce uzakta, Kapıkule Sınır Kapısı’ndaki tır parkında kurdukları mütevazı sofralarla karşılıyor.
EDİRNE – Türkiye’den Avrupa ülkelerine ihraç edilen binlerce ton ürünü teslim etmek üzere yola çıkan uluslararası nakliye sektörü çalışanları, Ramazan ayının manevi atmosferini direksiyon başında ve sınır kapılarında yaşıyor. Edirne Kapıkule Sınır Kapısı’ndaki tır parkında bekleyişlerini sürdüren şoförler, oruçlarını ailelerinden uzakta ancak meslektaşlarıyla paylaştıkları "gönül sofralarında" açıyor.
Kendi araçlarının dolaplarında muhafaza ettikleri erzaklarla hazırlık yapan sürücüler, akşam ezanının okunmasıyla birlikte dorselerin yanına kurdukları portatif masalarda bir araya geliyor. Aile özleminin ve yorucu yolculuğun gölgesinde geçen iftarlar, meslektaş dayanışmasıyla bir nebze olsun hafifliyor.
"Ramazanlar Yıllardır Yollarda Geçiyor"
Sınır kapısında çıkış işlemleri için bekleyen ve meslektaşlarıyla iftar hazırlığı yapan tır şoförü Abdullah Göl, evden uzakta olmanın getirdiği hüznü meslektaşlarıyla paylaştığı sofralarla dindirmeye çalıştığını belirtti.
Hazırladıkları menüde çorba, salata ve kavurma olduğunu ifade eden Göl, "Ailemizden uzaktayız, içimizde buruk bir his var ama artık bu duruma alıştık. Bizim için Ramazanlar yıllardır böyle geçiyor. Yine de şükürler olsun, güzel bir sofra kurduk ve eksiğimiz yok" şeklinde konuştu.
Ayın Yarısı Direksiyon Başında
Mesleğin getirdiği zorlukların Ramazan ayında daha derinden hissedildiğini vurgulayan bir diğer sürücü Muharrem Taraş ise, bu kutsal ayın en az 15 gününü, bazen de tamamını yollarda geçirdiklerini dile getirdi.
Taraş, "Aileden uzak kalmak anlatılmaz, ancak yaşanır. Buruk bir duygu ama arkadaşlarımızla birlikte oruç açmak bu zorluğu hafifletiyor" ifadelerini kullandı.
Dolaplardaki "Ev Yemeği" Hasreti
Şoförlerin iftar sofralarındaki en kıymetli yiyecekler ise genellikle sefere çıkmadan önce eşleri tarafından hazırlanıp araç dolaplarına yerleştirilen ev yemekleri oluyor. İftar saatinin bazen direksiyon başında, bazen de sınır sırasındaki bekleyişe denk geldiğini belirten tır şoförü Halil Baş, şartlara göre hareket ettiklerini anlattı.
Baş, "Bazen iftarı tam saatinde yapamıyoruz, kuyrukta sıra ilerlerken saatler karışabiliyor. Ancak fırsat bulduğumuzda, aracımızın dolabına koyduğumuz malzemelerle soframızı kuruyoruz. Bu akşam bir arkadaşımızın eşinin hazırladığı yemekleri paylaştık. Bu mesleği icra ediyorsanız, bu hasrete alışmak zorundasınız" değerlendirmesinde bulundu.