Son evre kalp yetmezliği teşhisiyle ölümün kıyısından dönen 45 yaşındaki Oğuzhan Ayyıldız, yapay kalp destek cihazıyla tutunduğu hayata şimdi başkalarına rehberlik ederek devam ediyor. Kendi ameliyatı sırasında eşi doğum yapan ve oğlunu kucağına alamayan Ayyıldız, bugün hastane koridorlarında korku dolu gözlerle bekleyen hastalara "Bakın, ben yaşıyorum ve buradayım" diyerek cesaret aşılıyor.
İSTANBUL — Uzun yıllar süren kalp yetmezliği mücadelesinin ardından, tıbbın sunduğu imkanlarla hayata yeniden tutunan Oğuzhan Ayyıldız’ın hikayesi, organ nakli bekleyen yüzlerce hasta için bir direniş sembolüne dönüştü. Yaklaşık 14 yıl boyunca ileri derecede kalp yetmezliği ile savaşan ve 2022 yılında gerçekleştirilen kritik bir operasyonla yapay kalp destek cihazına bağlanan Ayyıldız, bugün Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde görev yaparak kader ortaklarına umut oluyor.
"Ben Ameliyattayken Oğlum Dünyaya Geliyordu"
Ayyıldız’ın hikayesi, yaşam ve ölümün aynı anda sahnelediği dramatik bir günle başladı. 2022 yılında Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde acil olarak ameliyata alınan Ayyıldız, o anları hayatının en zor sınavı olarak tanımlıyor. Kendisi yapay kalp ameliyatı için bıçak altına yatarken, eşi de aynı dakikalarda başka bir hastanede doğumdaydı.
Oğlunun ilk nefesine tanıklık edemeyen ancak kendi nefesini korumayı başaran Ayyıldız, operasyonun ardından yaklaşık üç hafta içinde toparlanarak taburcu oldu. Sağlık Bakanlığı'nın tam devlet güvencesiyle ücretsiz sağladığı yapay kalp cihazı, ona sadece yaşamını değil, ailesini ve işini de geri verdi.
Hastane Koridorlarında Bir "Kader Arkadaşı"
İyileşme sürecinin ardından İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner’in inisiyatifiyle, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’ne müdür yardımcısı olarak atanan Ayyıldız, şimdi mesaisini kendisiyle aynı yoldan geçen hastalara harcıyor.
Ayyıldız, görevi gereği her gün hastane odalarını ziyaret ediyor ancak o, klasik bir idareciden çok daha fazlası. Ameliyat olmaktan korkan, cihazla yaşamın imkansız olduğunu düşünen hastaların karşısına geçip kendi deneyimini anlatıyor.
Hastaların en çok "Ameliyattan sonra çalışabilir miyim?", "Sosyal hayata karışabilir miyim?" gibi endişeler taşıdığını belirten Ayyıldız, yaklaşımını şöyle özetliyor:
"İlk başta yapay kalbim olduğunu söylemiyorum. Normal bir çalışan gibi yanlarına gidiyorum. Sohbet ilerleyince 'Bende de yapay kalp var' dediğimde şaşırıyorlar. Benim çalıştığımı, toplu taşıma kullandığımı, akşam evime, çocuğumun yanına gidebildiğimi gördüklerinde o büyük korku yerini cesarete bırakıyor."
Korkuları Yatıştıran Canlı Örnek
Hastanede tedavi gören ve yapay kalp operasyonuna hazırlanan 53 yaşındaki Tülay Akyol da Ayyıldız'ın desteğiyle moral bulan hastalardan biri. 15 yıldır kalp yetmezliği çeken ve durumu ciddileşen Akyol, operasyon öncesi yaşadığı tedirginliği Ayyıldız ile tanıştıktan sonra yendiğini belirtiyor.
Akyol, "Oğuzhan Bey'in bu cihazla ne kadar aktif, ne kadar hayatın içinde olduğunu görmek beni çok rahatlattı. Dün gece ilk kez huzurlu bir uyku uyudum," diyerek canlı bir örneği görmenin tıbbi açıklamalardan çok daha etkili olduğunu vurguluyor.
Asıl Çözüm Organ Bağışında
Yapay kalp cihazının hayat kurtarıcı bir "köprü" olduğunu hatırlatan Ayyıldız, asıl kalıcı çözümün organ nakli olduğu gerçeğini de her fırsatta dile getiriyor. Türkiye'de organ bağışı oranlarının yetersizliğine dikkat çeken Ayyıldız, yapay kalbin hastalara zaman kazandırdığını, ancak nihai hedefin kalp nakli olduğunu ve bunun için toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini savunuyor.
Bir zamanlar yoğun bakım odasında tavanı izleyerek gelecek endişesi yaşayan Oğuzhan Ayyıldız, bugün omzundaki çantada taşıdığı yapay kalbiyle attığı her adımda, karamsarlığa kapılan hastalara sessizce şu mesajı veriyor: "Vazgeçmeyin, hayat devam ediyor."