İstanbul'un Anadolu yakasındaki en hareketli merkezlerinden Kadıköy'ün çehresini değiştiren ve bölgenin kentsel gelişimine öncülük eden tarihi İskele Camisi, mimari dokusuyla yüzyıllara meydan okumaya devam ediyor.
Kadıköy rıhtımında, her gün yüz binlerce kişinin önünden geçip gittiği İskele Camisi, Osmanlı padişahlarından Sultan 3. Mustafa tarafından inşa ettirilerek bölgenin silüetine kazandırıldı. Resmi kayıtlarda Sultan 3. Mustafa Camisi olarak geçen ancak halk arasında bulunduğu konum itibarıyla "İskele Camisi" adıyla bilinen tarihi yapı, İstanbul'un önemli padişah eserleri arasında yer alıyor.
1760 yılında inşa edilen cami, o dönemde daha çok bir sayfiye yeri ve köy görünümünde olan Kadıköy'ün şehirleşme sürecinde kritik bir rol oynadı. Caminin rıhtım bölgesine inşa edilmesiyle birlikte, bölgedeki yerleşim ve ticari hayat iskele çevresine doğru kayarak bugünkü Kadıköy Meydanı'nın temellerinin atılmasını sağladı.
Osmanlı mimarisinin klasik özelliklerini barındıran eser, kare planlı bir yapıya sahip olup tek kubbe ve tek minareyle inşa edilmiştir. Zaman içinde bölgede yaşanan değişimler, deniz dolgu çalışmaları ve artan nüfusla birlikte caminin çevresi büyük bir dönüşüm geçirse de yapı, tarihi kimliğini korumayı başardı. Geçirdiği çeşitli restorasyon çalışmaları sayesinde günümüze kadar ayakta kalan cami, hem ibadethane işlevini sürdürüyor hem de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.
İskele Camisi, yalnızca dini bir yapı olmanın ötesinde, Kadıköy'ün modern bir şehir merkezine dönüşüm sürecine tanıklık eden kültürel bir miras olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür padişah eserlerinin İstanbul'un kentsel hafızasının korunmasındaki önemine dikkat çekiyor. Yüzyıllardır İstanbul Boğazı'ndan Kadıköy'e yaklaşan vapurları karşılayan yapı, semtin en önemli sembollerinden biri olma özelliğini koruyor.