Küresel piyasalarda geçtiğimiz hafta, Washington ve Tahran hattında tırmanan gerilim ile ABD’nin ticaret politikalarındaki yeni yol haritası belirleyici oldu. Yatırımcılar güvenli limanlara sığınırken, petrol ve değerli metallerde hareketlilik arttı.
BUGÜNKÜ HABERLER
Küresel emtia piyasaları, geride bıraktığımız haftayı yoğun bir gündem maddesi trafiğiyle tamamladı. Fiyatlamalar üzerinde en baskın unsurlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin gümrük tarifelerine ilişkin hukuki engellere karşı geliştirdiği yeni stratejiler ve Orta Doğu’da yeniden alevlenen askeri gerilim oldu. Özellikle ABD ve İran arasındaki nükleer müzakerelerin gölgesinde gelişen askeri hareketlilik, enerji ve değerli metal piyasalarında risk algısını zirveye taşıdı.
Tarife Savaşlarında Yeni Perde: Yüzde 15 Hazırlığı
Washington’da ticaret politikalarına dair sular durulmuyor. ABD Yüksek Mahkemesi’nin, Başkan Trump’ın geniş kapsamlı gümrük tarifelerini dayandırdığı "Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası"nın (IEEPA) bu yetkiyi vermediğine hükmetmesi, piyasalarda kısa süreli bir belirsizlik yarattı. Ancak yönetim, bu karara hızla bir karşı hamle ile yanıt verdi.
Beyaz Saray kaynaklarından edinilen bilgilere göre Trump yönetimi, 1974 Ticaret Yasası’nın 122. maddesini devreye sokarak 150 gün süreli küresel tarifeyi yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkarmaya hazırlanıyor. ABD Gümrük ve Sınır Koruma Kurumu (CBP), mahkeme kararı sonrası bazı tahsilatları durdursa da, yatırımcılar yeni tarife rejiminin ticaret akışına olası etkilerini ve maliyet artışlarını fiyatlamaya başladı.
Cenevre’den Viyana’ya Uzanan Gergin Hat
Jeopolitik arenada ise gözler İsviçre’nin Cenevre kentinde 26 Şubat’ta gerçekleşen ABD-İran nükleer görüşmelerindeydi. Temasların teknik düzeyde Viyana’da devam etmesi beklenirken, sahadaki gelişmeler diplomasiyi zora soktu. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve ardından İran’ın İsrail ile Körfez’deki ABD üslerine füze misillemesi yapması, "bölgesel çatışma" endişelerini yeniden tetikledi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplanma kararı alırken, Hürmüz Boğazı üzerindeki enerji sevkiyatına dair kaygılar enerji piyasalarını doğrudan etkiledi.
Petrol ve Altında "Güvenli Liman" Talebi
Artan tansiyonun en somut yansıması petrol ve altın fiyatlarında görüldü. Brent petrol, arz güvenliğine dair endişelerle haftayı 73 dolar seviyesinden kapatarak Haziran 2025’ten bu yana en yüksek düzeyini test etti. ABD’de ham petrol stoklarının beklentilerin üzerinde, 16 milyon varil artmasına rağmen fiyatların geri çekilmemesi, piyasadaki "arz kesintisi" korkusunun boyutunu gözler önüne serdi.
Finans kuruluşları da petrol tahminlerini revize etmeye başladı. Barclays, olası bir arz kesintisinin Brent petrolü 80 dolara taşıyabileceğini öngörürken, Goldman Sachs da 2026 yılı petrol fiyat tahminlerini yukarı yönlü güncelledi.
Değerli metaller cephesinde ise altının ons fiyatı 5 bin 264 dolar ile Ocak sonundan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Gümüş yüzde 10,9, platin yüzde 9,5 oranında değer kazanarak haftanın en çok kazandıran emtiaları arasında yer aldı. Analistler, tarife belirsizliğinin getirdiği enflasyonist baskılar ile jeopolitik risklerin birleşmesinin, değerli metalleri desteklemeye devam edeceğini belirtiyor.
Baz Metallerde "Stratejik Stoklama" Dönemi
Bakır ve diğer baz metallerde ise ABD’nin ithalat verileri dikkat çekti. ABD’nin 2025 genelinde 1,4 milyon ton rafine bakır ithal etmesi, stratejik sektörlerde ve savunma sanayiinde bir stoklama eğilimi olduğunu gösteriyor. Chicago Ticaret Borsası (CME) depolarındaki stok artışı ve ABD fiyatlarının Londra Metal Borsası’na (LME) kıyasla primli seyretmesi, tarife risklerinin henüz masadan kalkmadığına işaret ediyor.
Hafta genelinde bakır yüzde 2,2, nikel yüzde 1,5 değer kazanırken; tarım emtialarında buğday ve mısır gibi ürünlerde de yukarı yönlü hareketler izlendi. Hindistan’daki aşırı sıcaklık beklentisi buğday fiyatlarını destekleyen bir diğer unsur oldu.