13 Nisan 2026 Pazartesi
Haber

Japon Muhalefetinden Artan Enerji Risklerine Karşı "Nükleer Santral" Çağrısı

Japonya'da Halk için Demokratik Parti Lideri Tamaki Yuiçiro, Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların ülkenin enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, nükleer santrallerin acilen tam kapasiteyle faaliyete geçirilmesi gerektiğini savundu.

Paylaş:
Japon Muhalefetinden Artan Enerji Risklerine Karşı "Nükleer Santral" Çağrısı

Japonya'da Halk için Demokratik Parti Lideri Tamaki Yuiçiro, Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların ülkenin enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, nükleer santrallerin acilen tam kapasiteyle faaliyete geçirilmesi gerektiğini savundu.

Orta Doğu'da genişleyen savaşın küresel enerji piyasalarına yönelik yarattığı tedirginlik, Japonya'da siyasetin öncelikli gündem maddelerinden biri haline geldi. Muhalefet kanadında yer alan Halk için Demokratik Parti (Kokumin) Lideri Tamaki Yuiçiro, bölgedeki krizin enerji fiyatlarını tetiklemesi üzerine hükümete acil bir eylem çağrısında bulundu. Tamaki, ülkedeki tüm nükleer enerji santrallerinin derhal tam kapasiteyle devreye alınmasını talep etti.

Sosyal medya platformu X üzerinden konuya ilişkin bir açıklama yayımlayan Tamaki, bölgede ABD ve İsrail ile İran ekseninde genişleyen savaşın, Japonya’nın enerji tedariki üzerinde son derece ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Ülkenin petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 95'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatının ise yüzde 11'inin Orta Doğu'dan karşılandığını hatırlatan muhalefet lideri, çatışmalar nedeniyle kritik önemdeki Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanma noktasına gelmesinin büyük bir risk barındırdığını ifade etti.

Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde enerji bağımsızlığının hayati önem taşıdığını vurgulayan Tamaki, "Gerilimin tırmanmasıyla birlikte, nükleer santralleri yurt dışına bağımlılığı azaltan karbonsuz enerji kaynakları olarak tam kapasiteyle kullanmalıyız. Aksi takdirde elektrik fiyatlarında yaşanacak yükseliş kaçınılmaz olacaktır. Halkın geçim kaynaklarını korumak adına acil bir politika değişikliği şarttır" değerlendirmesinde bulundu.

Fukuşima Sonrası Nükleer Tartışmaları

Japonya, Mart 2011'de yaşanan 9 büyüklüğündeki deprem ve ardından gelen tsunaminin yol açtığı Fukuşima Dai-İçi nükleer felaketinden sonra, ülke genelindeki reaktörlerin büyük bir kısmında faaliyetleri durdurma kararı almıştı. Güvenlik endişeleri nedeniyle uzun yıllar kapalı tutulan tesislerin durumu, son dönemde küresel çapta yaşanan enerji krizleriyle birlikte yeniden tartışmaya açıldı.

Özellikle dünyanın en büyük üretim kapasitesine sahip olan ve 2012 yılında kapatılan Kaşivazaki-Kariva Nükleer Santrali'nin bazı reaktörlerinin yeniden hizmete alınması için 2025 yılı sonlarında yerel idarelerden onay çıkmıştı. Tamaki'nin son çıkışı, bu sürecin çok daha hızlı ve kapsamlı bir şekilde yürütülmesi yönünde hükümet üzerindeki siyasi baskıyı artıran bir adım olarak değerlendiriliyor.